Pazartesi günü ‘ticaret çukuru’ başlıklı yazımız üzerine Kemal Zorlu aradı.
Şaşırmadık, çünkü Basmane’deki Dünya Ticaret Merkezi projesinin çukuru en çok Kemal Zorlu’yu ilgilendiriyor.
Zorlu, 11 yıl önce o projenin kente kazandırılması için başroldeydi. Büyükşehir Belediyesi’nin ESHOT garajı olarak kullandığı 20 dönümlük arazi için açtığı ihaleye giren Güçbirliği’nin başındaki isimdi.
Doğal olarak açtığı davalarla oranın çukur olarak kalmasına neden olan Yüksel Çakmur’a ateş püskürdü.
Konak Meydanı’na başkanlığı döneminde galeriya yapmaya kalkan Çakmur’un engellendiğinde yargı mensupları için ‘kara cübbeliler’ dediğini hatırlatıp, Basmane’deki projeye en son karşı çıkması gereken kişi olduğunun altını çizdi.
Aldatıldıklarından, belediyenin kendilerine ayıplı mal sattığından, 35 milyon dolar parayı çukura gömdüklerinden dert yandı.
İlk ihalede yüzde 13 olan belediye payını son imar planı değişikliğinde yüzde 30’a çıkararak kamu yararını fazlasıyla gözettiklerini belediyeye yatırımcı olarak ‘kıyak’ yaptıklarını anlattı.
Ama hepsinden önemlisi çoğumuzun artık kanıksadığı o çukurun kente çıkan ağır faturasından söz etti.
Kemal Zorlu’ya göre...
Dünya Ticaret Merkezi zamanında yapılabilseydi, bugün yatırımcı sorunu yaşamayacaktı bu kent.
Güçbirliği şirketi büyüyecekti.
Şirketin Çeşme’deki rüzgar enerji üretiminin kapasitesi artacaktı.
EGS batmayacaktı.
İzmir, bir araya gelerek oluşturduğu güç birliklerinde başarısızlığa uğramayacak dolayısıyla kent ticaretinde moral bozukluğu yaşanmayacaktı.
Bir çukurun kentin ticari hayatı ve gelişmesine yönelik faturası böyle...
Bu işten en büyük zararı gören, kendi tabiriyle ‘aldatılan’ Kemal Zorlu, yoğunluk gerekçesiyle karşı çıkılmasını da eleştiriyor.
Buranın imarının ihaleyi kazandıklarında 5 emsal olduğunu söylüyor.
Dünya’da cazibe olan yerlerde yoğunluğun kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor; ‘Şehir merkezlerinde yoğunluk olur. Bunu bahane etmenin tutarlı tarafı yok.’
Pazartesi yazımızda ‘Türkiye hukuk devleti. Hukuk kararlarına göre planlar yapılmalı’ demiştik.
Kemal Zorlu, bunun için de ‘Hep kaybettiğimiz davalara ve bilirkişi raporlarına bakılıyor. Kazandıklarımız da var. Onlar neden görülmüyor’ diyerek farklı bir yaklaşım sergiledi.
Ticaret çukuru konusunda hemen hemen herkesin ortak kanısı şu.
O çukura neden olan zihniyetin, bu kentte yatırımı düşünenlerin arkasına bakmadan kaçmasına neden oluyor.
Kuşkusuz biz de öyle düşünüyoruz.
Ama hukuku kenara bırakmadan ancak engelci zihniyetin de yargıyı yatırımların önünde silah olarak kullanmalarını onaylamadan.