Yerel seçimden sonra başlattığı sessizlik orucunu bozdu.
Bozarken de CHP’yi öyle böyle değil, tam silkeledi.
“Devri kapandı” diye düşünenlere, “ölene kadar siyasetin içinde” olacağı mesajını bir kez daha verdi.
Kimden mi söz ediyorum?
CHP’nin Danışma Kurulu toplantısında attığı kurşunla ağır yaralanmalara yol açan Kemal Karataş’tan tabii ki…
Dün öğle saatlerinde Genel Yayın Yönetmenimiz Abdi Karagözoğlu’nun odasında karşılaştık ve baş başa uzun bir sohbet yaptık.
40 yıldır CHP’nin içinde olan ve 5 kez il başkanlığı yapmış Kemal Karataş, “düşük profilli siyaset’ yapılmasından şikayetçi.
Kurt politikacı, lafı dolaştırmadan sert sözlerle uyarıyor aslında.
Yıllardır emek verdiği partisinin, genel seçimlerde dizini dövmemesi için görevdekileri halkın arasına inmeye çağırıyor.
Zaman zaman eleştirdiğim Karataş haklı.
Bakın etrafınıza…
Ekonomik kriz yüzünden millet inim inim inliyor.
Gençler harç parası ödeyemedikleri için protesto gösterileri düzenliyor.
Ama sokakta gezmemesi gereken iktidar partisinin milletvekilleri, cadde cadde dolaşıyor.
AK Parti İl Başkanı Ömür Kabak, hergün bir yerde belediyeyi yerden yere vuruyor alkış alıyor.
CHP ise ortada yok…
Oysa bu kenti CHP yönetiyor.
Belediyeler CHP’li…
Halkın yüzde 56’sı CHP’nin yanında.
Hal böyle iken AK Parti’nin sokakta gezememesi gerekir ama yerel iktidarın başındakiler klimalı odalardan çıkmıyor.
Onun için de yerel iktidarın halk arasındaki imajı giderek bozuluyor.
Bu tabloya tepkili Kemal Karataş…
“Siyaset iddia işi… Pısırık siyaset yaparsan, halkın gerisinde kalırsan, halk da sana sırtını döner. Sokağın sesini dinlemeyen oturduğu koltukları kaybederler” diyor…
Danışma Kurulu toplantısında verdiği 1989 örneğini yeniden tekrarlıyor.
“O tarihte ben il başkanıydım. Yine bir rüzgar esti ve tüm belediyeleri aldık. Ama sonra bir kavgaya tutuştular. Sokağın sesine kulak asmadılar. Sonra 1991’de Meclis’e giremedik. 1994’de de belediyeyi kaybettik. Bu gidişat o günleri yaşatacak gibi” diye konuşuyor.
Karataş’ın bu çıkışının ardında, yaklaşan il başkanlığı seçimlerinin mi yattığını yoksa kötü giden partisinin iyiliğini isteyen sağlam bir partilinin uyarı görevini yerine getirmeyi mi amaçladığını anlamak zor.
Çünkü her ikisinden de biraz var.
O nedenle “il başkanlığına yine aday mısınız” diye sorusunu sorduk
Şu an kendisi de bilmiyor ama Ankara’dan gelecek işarete göre hareket tarzı belirleyeceğini söylüyor.
Anladığımız Kemal Karataş, il başkanlığı seçim sürecine dahil olacak.