İzmir’in en önemli gündem maddesinin ekonomik ve sosyal hayattaki sıkıntıların çözülmesine yönelik adımlar olduğunu anlıyoruz. Bir Çin gezisinin ardından müjde veren verene. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İTO Başkanı Ekrem Demirtaş, bu kente bir otomotiv yatırımının yapılacağı müjdesini veriyor.
Bunun tek nedeni var. Ekonomideki daralmalar ile birlikte artan işsizlik ve bunun kent yönetiminde bulunanlara yansıması.
Bugün,kentteki yerelyöneticiler, erk sahibi insanlar adeta kuşatma altında. Yerel yöneticiler de öyle.Herkesin kapısında binlerce insanın "İş Bulmaya" yönelik beklentileri sürüyor.
Örneğin, yeni kurulan Bayraklı Belediyesi’nin kenti ilçesinden topladığı iş arayanlarrı CV’lerin sayısının 35 binlere ulaştığı ifade ediliyor.
Düşünebiliyor musunuz, bir ilçede belediyeden medet umarak CV gönderenlerin sayısının 35 binler düzeyine çıkacağını.
Türkiye bu yaşamsal gerçeğini ciddi anlamda bir kenara bırakmış, günlerdir belge,imza ve darbe yapacak asker gündemini birinci sırada tutuyor.
Önemli uyarı
İşte böylesi bir dönemde Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar’ın önemli bir uyarısı var. Meclisine konuşan Yorgancılar, “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”, sahte imza tartışmalarının yoğunlaştığı gündemde işsizliğe dikkat çekerek, “Her üç gencimizden biri işsiz iken, sanal gündemler yaratılmamalı. Gündem ekonomi olmalı, belge değil” diyor. Yorgancılar, Ocak ayında yüzde 15.5 olan işsizlik oranının, Şubat’ta yüzde 16.1’e yükseldiğini, Mart ayında da yüzde 15.8’e gerilediğini vurguluyor,“Ondalık sayılarla ifade edebileceğimiz çok küçük gerileme ne yazık ki yüreğimize su serpmemektedir. Ya da evet işsizlik oranında düşme başladı diyememekteyiz. Bölgemiz ortalamasında her dört kişiden, İzmir’de de yaklaşık olarak her üç kişiden birinin sanayi sektöründe çalıştığı düşünüldüğünde, neden endişe duyduğumuz da ortaya çıkıyor. Bir önceki yıla göre İzmir’de 2008 yılında çalışabilir nüfus artarken, istihdam edilen kişi sayısı 31 bin azaldı. Rekorlar kırdığımız ihracat, kriz başladığından bu yana her ay yaklaşık yüzde 30’lara varan oranlarda geriliyor. Her üç gencimizden biri işsiz iken, sanal gündemler yaratılmamalı. Gündem ekonomi olmalı. Kriz dönemlerinde imkanlarımız giderek kısıtlı hale gelirken, atıl yatırımlarla kaybedecek ne zamanımızın ne de kaynağımız yok. Kriz geçmedi. Biz, gündemin ekonomi olmasını istiyoruz belge değil” açıklamasını yapıyor.
Türkiye’de son yerel seçimlere damgasını vuran en önemli nedenlerden birisi de ekonomideki gelişmelerin halka yansıma biçimidir. Kim ne derse desin, demokrasideki gelişmeler ne denli önemliyse, halkın günlük yaşamına ilişkin gelişmeler de o denli önemlidir.
En önemli gerçek ise seçim sürecinden buyana gelişmelerin olumlu bir noktaya ulaşmamış olmasıdır. Ve halkın umutlarının giderek yok olduğunun da altını çizmekte yarar var.
Böylesi bir ortamda yaşanan tartışmaların asıl gerçeklerden çok uzakta olduğu da siyasetin gözünden kaçmaması gereken önemli bir durumdur.