Eskiden memlekette inşaat yapmak şöyleydi.
Müteahhit kafasına göre takılır, istediği malzemeyi kullanırdı.
Projede yazan beton, demir önemli değildi.
Onun içindir, binalarda beton yerine deniz kumu çıkması.
Bundandır, binalarda demir kullanılmasının unutulması.
Eskiden memlekette inşaatların denetimleri de şöyleydi.
Denetleyecek eleman, denetimi denetleyeceği kişiyle lokantada yapardı.
Denetlenecek inşaat görülmez, yemeklerin tadına bakılırdı.
Onun içindir, o dönemin binalarının, önünden ağır iş makinesi geçtiğinde yıkılması.
Bundandır, en ufak sarsıntıda koca koca binaları çökmesi.
13 yıl önce Gölcük'te deprem oldu.
Binlerce bina yıkıldı on binler hayatını kaybetti.
Anlaşıldı ki, eskisi gibi inşaat yapılmaya devam edilirse her depremde aynı acılar yaşanılacak.
Eski düzen değişmeye başladı.
Yapı Denetim Kanunu çıktı.
Müteahhittin kafasına göre inşaat yapma döneminin kapatılması amaçlandı.
Belediyeler akıllandı, ruhsat verilirken ince elenip, sık dokunur hale gelindi.
Denetimler lokantada değil yerinde yapılır oldu.
Mevzuat, yönetmelik sürekli değişti.
Her yıl bir önceki yıla göre daha dayanıklı bina yapılmasını sağlayacak önlemler alınmaya sistemdeki açıklar kapatılmaya çalışıldı.
Ve şimdi...
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir yönetmelik yayınladı.
1 Ocak tarihinden itibaren yürürlüğe giren yönetmeliğe göre, her müteahhittin yetki belgesi numarası alma zorunluluğu getirildi.
Aynı TC kimlik numarası gibi inşaat işlerinde her işlemde kullanacağı o numarayla müteahhittin takibi kolaylaştırıldı.
O numara olmadan ruhsat alınması dahil hiçbir inşaat işlemi yapılması önlendi.
Hepsinden önemlisi de ağır cezalar getirildi.
İnşaatın ruhsatına ve eklerine aykırı iş yapan ve İmar Kanunu'nun 32. maddesine göre 1 ay içinde hatalı işleri düzeltmeyen müteahhit 5 yıl men cezası alacak.
İnşaatın projesinde yazan beton ve demir yerine daha azını kullanan bundan dolayı da can güvenliğini tehlikeye atan müteahhit 10 yıl boyunca inşaat yapamayacak.
Bakanlık tarafından hakkında olumsuz not tutulan müteahhit 1 yıl inşaatlardan uzak kalacak.
Sigortaya ve vergi dairesine borç takan müteahhittin numarası 1 yıl elinden alınacak ve ödemeyi yapana kadar da geri verilmeyecek.
Ceza alan müteahhit başka şirket kurup işini de yürütemeyecek.
Çünkü, her müteahhitte özel olarak verilen yetki belgesi numarası şirket değiştirse de isme verildiğinden bir daha verilemeyecek.
Numara alamadığı için de malzemeden çalan, ruhsatına aykırı iş yapan bina dikemeyecek.
Bakanlık internet sitesinden yasaklı olanları de bir güzel teşhir edecek.
Müteahhitlere ciddi yaptırımlar getiren bakanlık, yapı denetim firmaları için de hazırlık yapıyor.
Sistemde en büyük sıkıntı olarak gösterilen yapı denetim firması seçiminin bilgisayar ortamında başvuru anında otomatik olarak belirlenmesi üzerinde çalışılıyor.
Yani kağıt üzerinde yapı sahibinin seçtiği ama pratikte müteahhittin istediğini belirlediği yapı denetim firmasının seçimini bilgisayar yapacak.
Böylece, müteahhit yapı denetim firması arasındaki 'tanıdık bildik' ilişkisi sona erecek.
İzmir'de işini doğru düzgün yapmayan 67 yapı denetim firmasından 23'ü kapatılırken, kapatma cezası yanında para cezası da Bakanlık'ta gündemde.
Artık memlekette inşaat yapmak şöyle.
Müteahhit kafasına göre takılamayacak, proje neyse onu yapacak.
Açık alanları inşaat büyüsün diye kapalı alan yapmayacak.
İnşaatlarda yetki belgeli usta çalışacak.
Malzemeden çalmayacak.
Projede hangi malzeme isteniyorsa onu kullanacak.
Yani artık memlekette adam gibi inşaat yapılacak.
KULAĞIMIZA GELENLER
Sevgiliye ne alınır?
14 Şubat Sevgililer Günü yaklaşıyor. Bazılarınız sevgilime ne alsam diye düşünüyordur. Sevgiliye pek çok hediye alınabilir keseye göre. Yeni Asır'ın 1. sayfa toplantısında da geçenlerde hediye konusu gündeme gelmiş. Toplantı masasının etrafındaki yazı işleri müdürleri, haber müdürleri 'ne alınır' sorusuna kendilerince bir cevap vermişler. Kimisi 'tek taş pırlanta' demiş. Kimisi 'bir kırmızı gül...' cevabını vermiş. Bir tek Yazı İşleri Müdürü Nevzat Dönmez, 'kuş' demiş. Bizim Nevzat, hatta Sevgililer Günü'nü beklemeden eşine 'kuş' aldığını anlatmış.
Demek ki neymiş, sevgililer gününde öyle pırlanta falan alınması şart değil. Öten bir kuş da alınabilir.
Zaten 'hayvanları sevmeyen insanları sevmez' sözü ortadayken 'kuş' çok anlamlı bir hediye oluyor!