Hatırlayacağınız gibi, daha önceki yazılarımda İzmir’in sorunlarına değinirken üzerinde hassasiyetle durduğum konulardan biri, İzmir’in ulaşım konusundaki ne kadar geri kaldığı ve ekonomik gelişme açısından çok önemli olan bu konunun ne kadar ihmal edildiğiydi.
Bu yazımda da ulaşımın bir başka açısına, hava ulaşımına değinmek istiyorum.
İzmir’den yurt içinde bir çok noktaya ve yurt dışına havayolu ile gitmek istediğinizde İstanbul’dan aktarma yapmak zorunda olmak sanırım birçoğumuzun ortak sıkıntısıdır. Atatürk Hava Limanı’nın Avrupa’nın trafiği en yoğun hava limanlarından birisi olması, ister istemez rötarlara yol açmaktadır ki bu da biz İzmirliler için gereksiz zaman kayıpları anlamına gelmektedir. Çünkü gerek yurt içi gerekse yurt dışı uçuşlarda Atatürk Hava Limanında bekleme süresi zaman zaman 3-4 saate kadar uzamaktadır. İzmirliler için bu bekleme süresi gereksiz çekilen çileden başka bir şey değildir. İstanbul’un hava şartlarının Ege’ye göre daha sert olması da bir başka dezavantajdır. İstanbul’a kar yağdığı için günlük güneşlik İzmir’e uçamamak olsa olsa acı bir ironidir. Geçen hafta yoğun kar yağışı nedeniyle Atatürk Hava Limanı kapandığı için Ege’ye uçamayan binlerce kişinin de bu konuda benimle hemfikir olduğuna eminim.
Değinmek istediğim diğer bir konu da Türkiye’nin ikinci büyük kenti olması öngörülen İzmir’de sadece tek bir hava limanı hizmet vermek durumundayken, Sasalı yolu üzerindeki hava alanının atıl bir durumda yatıyor olması. Üstelik söz konusu bölgenin çevresi hava alanı yapmak için gayet müsait ve bölgeye ulaşım olanakları çok uygun. Gerek metro ile gerekse karayolu ile ulaşımı gayet kolay bir noktada. Kuzey Ege’ye yapılacak ekonomik yatırımların ve kuzey aksının geliştirilme çalışmalarının sonucunda buraya yapılacak bir hava limanının çok verimli olacağına inanıyorum.
Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım hazır İzmir’in ulaşım sorunlarına kalıcı çözümler için el atmışken, hava yolu ulaşımının iyileştirilmesi konusunda da bir çalışma yapmasını bekliyoruz.
Hoşça kalın, dostça kalın…