Bir süredir İzmir için güzel şeyler söylenmeye ve İzmir’in vizyonu yeniden şekillendirilmeye başlandı. Güzel şehrimizi Türkiye’nin ikinci büyük kenti yapmak için çeşitli projeler dillendiriliyor, on yıllardır yapılmayan şeylere hız kazandırılıyor.
Ancak tüm bu çılgın projeler içinde, daha önce birkaç kez telaffuz edilen, sonrasında da hiç konuşulmamış gibi yok sayılan bir şey var ki o da körfezin iki yakasını alternatif bir ulaşım biçimiyle birbirine bağlamak… Bu alternatif ulaşım, ister tüp geçit, ister asma köprü, ister mimar Ahmet Vefik Alp’in İstanbul için önerdiği deniz üstü viyadükleri şeklinde olsun...
Şehri İstanbul’un yapay kanallarla ikiye ayrılması gündemdeyken, Karşıyaka’nın ve Çiğli’nin sadece Anadolu Caddesi üzerinden İzmir’e bağlanıyor olması, anlaşılan kimseyi rahatsız etmiyor ya da dile getirilmiyor. Kimbilir, belki de böyle bir projenin hayata geçmesini engelleyen, İzmirlilerin alternatif projeler konusunda kötümser olmasıdır.
Diyelim ki İzmir’de büyük bir deprem oldu. Çevre yolundaki viyadüklerden biri hasar gördü ve Anadolu Caddesi bir vesileyle kullanılmaz hale geldi. Karşıyaka ve Çiğli’de yaşayanlar şehrin merkeziyle nasıl bağlantı kurabilecek, afet zamanlarında hayati önem taşıyan hastanelere nasıl ulaşabilecek?
Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’a buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Lütfen hızlı tren ya da bölünmüş yol gibi projelerinizin yanında İzmir Körfezini ulaşımda daha verimli kullanmak için de alternatifler geliştirin. Örneğin Alsancak limanı ile Karşıyaka ve Narlıdere ile Çiğli arasında birer tüp geçit yapılmasını da gündeme taşıyın ve 2023 vizyonunuza bu projeyi de ekleyin. Neden olmasın?
İzmir’deki ulaşım sorunları ve alternatifleri hakkındaki yazılarım sürecek. Bir sonraki yazım havaalanları hakkında olacak.
Hoşça kalın, dostça kalın.