Çamdibi ve Altındağ, bir zamanlar belediyelikti ve gözde semtlerdi. Belediyeler kalktı, iki semt kaderlerine terkedildi, unutuldu.
Şimdi bu bölgenin sesini duyurmak, yıllanmış sorunlara çözüm aramak amacıyla Çamdibi-Altındağ adıyla bir platform oluşturuldu.
Tabii çözüm için topları tüfekleri, yatırımlar için milyonları milyarları yok. Amaç, bölge insanlarını bilinçlendirmek, seslerini yükselterek hükümet, milletvekilleri, vali ve yerel yönetimler nezdinde ilgi toplamak, ilgiyi hizmete dönüştürmek. Yaklaşık 200 bin hemşerimizin yaşadığı Çamdibi ve Altındağ'ı geri kalmışlıktan, gecekondu mahallesi görüntüsünden kurtarmak.
Bahsi geçen platformda mahalle muhtarları, esnaf ve sanatkar odalarının temsilcileri, başta hemşeri ve göçmen dernekleri olmak üzere diğer sivil toplum kuruluşlarının başkan yöneticileri yer alıyor.
Aynı zamanda Çamdibi Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı olan Reşat Gençtürk platformun hem başkanı hem sözcüsü. Derdi derin, sözleri de öyle. İşte söyledikleri:
"Bizim buralardan geçen İzmirli hemşerilerimiz kömür kokusuna ve kirli havaya burun kıvırıyor. Kıvırmasınlar çünkü doğalgazı bile getiremiyoruz bölgemize. Niye getiremiyoruz, niye başka yatırımları çekemiyoruz? Çünkü Bornova Belediye eski Başkanı Aysel Bayraktar zamanında yapılan hatalı imar planı elimizi, kolumuzu bağlıyor. Dyojen gibi gündüz fener yakıp dertlerimizle ilgilenecek belediye başkanları, yöneticiler ve siyasetçiler arayacağız. Bizimle ilgilenmezlerse biz de onlarla ilgilenmeyeceğiz ve bölgelerimize sokmayacağız."
ILS International İzmir'de
Ülkenin en büyük yaralarından biridir eğitimin dersanelere havale edilmesi. Düzen değişmiyor. Bu ortamda bize de işini iyi yapan, kaliteli eğitim veren dersaneleri desteklemek kalıyor.
Son dönemde kitle dersanelerinin yerini butik dersaneler aldı. Buralarda gerçekten ticaretin, tüccarlığın ötesinde kaliteli eğitim veriliyor, öğrenci iyi motive ediliyor, sınav kazandırılıyor. Sınıflarda geri kalanlar birebir programlarla takviye ediliyor, eksikleri tamamlanıyor.
EXPO PAROLASI
Butik dersanelerden birini, ILS International House'u da bizim dostlar, Sevil Alp ile oğlu Yiğit açtılar. ILS International'ın Türkiye'deki tek temsilcileri. Eğitim danışmanları öğrencilerle birebir çalışarak kendilerine en uygun öğrenme tekniklerini belirliyorlar.
Sevil Hanım, "Kişisel gelişimde dil sorununu aşmak isteyenler bize gelsin. Parolamız her gün bir kelime İngilizce. İstiyoruz ki Expo-2020'de her İzmirli İngilizce konuşsun" diyor.
Parola da güzel dilek de.
Bin Yıl Sonra Döndüğümde Orada Ol
Cüneyt Demir'i, ilginç bir çocuk projesini önüme koyduğunda tanımıştım. İzmir'de İnciraltı ya da Yarımada'da, çocuk parlamentosu, konaklama birimleri, çocuk sağlığı üzerinde ihtisaslaşmış sağlık merkezi, spor tesisleri, çocuk radyo televizyon istasyonu gibi ilginç unsurlardan oluşan minyatür bir ülke oluşturalım istiyordu.
Ama EXPO peşindeki İzmir'in ne Valisi, ne Büyükşehir Belediye Başkanı ne de öteki başkanları ilgi göstermediler. Proje şu anda tozlu raflarda.
Bugünkü konumuz başka ama yine Cüneyt ile ilgili. Meğer Cüneyt iyi bir şehir plancısı olduğu kadar usta bir yazarmış da. "Bin Yıl Sonra Döndüğümde Orada Ol" adıyla Şenocak Yayınları tarafından piyasaya sürülen romanını okuyorum.
Bizim kuşakların uğruna savaştığı, can verdiği değerlerin, 12 Eylül sonrasında yok oluşunun yürek burkan dramını, gerçeküstü bir aşk romanıyla dile getirmiş.
İdealizmi ve sevgiyi arayanlara önerilebilecek bir kitap.