Bornova CHP bugünlerde kıpır kıpır. Malum delege seçimleri yarın başlıyor. Salt Bornova değil tüm CHP örgütü heyecanlı günlere giriyor.
İzmir'de belki de CHP tarihinin en şeffaf delege seçimlerinin yapılacağını söyleyebilirim. Süreci izliyorum, il başkanı Tacettin Bayır ilk günden itibaren kılı kırk yarıyor.
Bu arada partiyi yeniden inşa etmeye çalışıyor. CHP ve felsefesiyle ilgisi olmayan kişileri ayıklıyor. Kişisel olarak hiç bir beklentisi olmayan insanları özellikle de emekli öğretmenleri partiye çağırıyor, kaydediyor. İzmir'de üye yapısında neredeyse yüzde 50'ye yakın değişiklik var.
ŞEFFAF BEÇİM
CHP tarihinde ilk kez delege sayılarını gösterir listeler askıya çıkarıldı. Sandık üyelerin ayağına götürülüyor. Partinin aldığı her 50 oya karşılık bir ön seçim delegesi belirlenecek. Bu hesaba göre İzmir'de yapılacak ilk seçimlerde milletvekili adaylarını, Büyükşehir belediye başkanını, ilçe ve belde belediye başkanlarını 24 bin CHP delegesi belirleyecek.
Demokrasinin anası da babası da ön seçimli demokrasi. Liderlerin iki dudağının arasına sıkışan demokrasi olmaz olsun. Onun için CHP'nin de diğer partilerin de delege seçimlerini önemsiyorum. Delege seçimleri sancılı geçiyor. Hele hele CHP'de çok daha kavga gürültü oluyor. Olsun varsın.
YENİ BİR ÖRGÜT
İzmir CHP'de üye yapısı kısmen de olsa değişti ancak başka illerde durum eskiden pek farklı değil. İzmir iş hayatında olduğu kadar düşün hayatında da çok elit bir yeri olan ESİAD'ın eski başkanı Şükrü Okurer, CHP Genel Başkanı Kılıçtaroğlu'nun Mülkiye'den sınıf arkadaşı. Sınıf arkadaşına "Bu örgütün üzerine bir bidon gaz döküp yak. Yeni bir örgüt kurmadan YENİ CHP'yi inşa edemezsin" diyor.
Destekelenmeyecek sözler değil. Aynı mantığı bizzat Kılıçtaroğlu'nun Sayın Eşi de telaffuz etmişti. "Siyaset zor iş bunu CHP'de yapmak daha da zor bir iş. Gerçek dostlarınız kim asla bilmiyorsunuz. Dışarıdaki muhalefetin daha fazlasını içerde karşılaşıyorsunuz. Değişim kolay olmuyor" sözleriyle statüko bekçilerinden yakınmıştı.
STATÜKO BEKÇİLERİ
O statüko bekçilerinden İzmir'de de bolca var. Yok Önder Sav ekibindenmiş, yok Baykalcıymış. İsimlerini ezberlemişsinizdir, yeniden sıralamaya gerek yok. Kendilerinin sahne dışında kalmasını bir türlü hazmedemeyen bu beyefendiler il ve ilçe kongrelerinde ittifak yapacaklarmış. Kendileri il başkanı olsa, belediye başkanı olsa ya da Ankara'ya gitse herkes gülüm balım, ortalık süt limon olacak. Bunların esamesi pek kalmadı parti içinde ama medyada ağırlıklarından fazla yer alıyorlar. Buna rağmen imza kampanyasında fiyaskoya uğradılar, yeni hamlelerinde de aynı akıbet kendilerini bekliyor.
"Delikanlı Kemal" yine kazandı
Sonradan olma da olsa Bornovalıyız ya, yereldeki hareketlere, heyecanlara Fransız kalamıyoruz. Son günlerin aksiyon merkezi Esnaf Kefalet Kooperatifi'ydi. İki aday vardı, biri kendini tanımadığım ama babasıyla dostluk ettiğim eski kooperatif başkanı rahmetli Hayati Çelik'in oğlu Çağrı, diğeri bugünün başkanı Kemal Yaman.
Fenerbahçeliliği hariç Kemal'le frekanslarımız uyuyor. Delikanlı adamdır. Ne kimseyi himaye eder ne de kendisi himaye kabul eder. Seçim sürecini "Benden memnun olmayan bana oy vermesin" sloganıyla yürüttü.
Seçim yapıldı, 442 üye oy kullandı, oyların 374'ünü Kemal, 68'ni Çağrı. Demek ki herkes memnun "Delikanlı Kemal"den.