Hafta ortasında Manisada, kırk yıllık arkadaşım Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ertuğrul Aytaç'ın davetiyle çok güzel saatler yaşadık. Ünlü televizyoncu Uğur Dündar ve gazeteci Yavuz Donat ile kent elitinin de onurlandırdığı gecede Manisalı gazeteciler 2011'in başarı ödüllerini aldılar.
Gecenin sponsorluğunu A'dan Z'ye, Ticaret ve Sanayi Odası üstlenmiş. Başkan Bülent Koşmaz'a meslektaşlarım adına şükranlarımı sunuyorum. Dilerim örnek olur, önümüzdeki yıllarda Denizli'de, Aydın'da, Muğla'da, Uşak'ta, Balıkesir'de de ticaret ve sanayi odaları, çilekeş meslektaşlarımız için yarışma ve ödül geceleri düzenler.
HALKIN SESİ KULAĞI
Taşra gazetecisi çilekeştir. İçlerinden geldim, bilirim. Üç beş kuruş yerel gazeteden ya da televizyondan alır. Ulusal gazete ya da ajansların muhabirine ise birkaç kuruş da oralardan haber primi gelir.
Yerel gazete ve televizyonu az para verdiği için kınayamazsınız. Bütçesi dardır. Oysa çok önemlidir, çok sesliliğin ve çok renkliliğin teminatıdır. Birlikteliğimizi ve bir arada yaşama kültürümüzü besleyen damarlardan biridir.
Genç meslektaşlarım illerinde ilçelerinde halkın sesi, gözü, kulağıdır. Tüm zorluklara rağmen büyük bir sorumluluk içinde vatandaşın haber alma ihtiyacını karşılamaya çalışır. İstisnalar elbette vardır ama genelde güçlünün değil haklının yanındadırlar. Art niyetsiz, kısır çekişmelerden uzak, kişisel menfaatler gözetmeden, objektif ve kişilik haklarına saygılı olarak görev yaparlar.
CESUR YÜREKLER
Cesur kalemler, cesur yürekler çoktur aralarında. Sorunları, sıkıntıları, talepleri, çözüm yollarını dile getirirler. Vali, belediye başkanı ve öteki resmi zevatla vatandaş arasında köprü görevi yaparlar. Siyasete angaje olmazlar, kimsenin borazanı, tetikçisi değildirler. Olaylara vatandaş gözüyle, gazeteci gözüyle bakmaya çalışırlar.
Türkiye'de 2 bin 381 yerel gazete, 215 yerel televizyon, 951 radyo mevcut. Buralarda toplam 15 bin dolayında gazeteci arkadaşımız hizmet veriyor.
İş bulamayanlar internet haber portalları kurarak yereli ulusala ve evrensele taşımaya çalışıyorlar. Fikir üretici, kanaat oluşturucu özelliklerini buralarda kullanıyorlar.
Yerel medyaya bu arada internet gazeteciliğine imkan ve itibar kazandıracak düzenlemelere ihtiyaç var. Bunu söyleyen çok ama uygulayan yok. Hiç olmazsa Basın İlan Kurumu yüzünü internet gazeteciliğine çevirse de taşralı meslektaşlar biraz nefes alsa.
O kız bizim kızımız
Modern popun son dönem yıldızlarından milyonların sevgilisi Sıla'yı tanımam ama dedesi rahmetli Rıza Gençoğlu ile aramızdaki yaş farkına rağmen kankaydık. Hem Acıpayamlıydı hem sanayiciydi. Sonra Adalet Partisi milletvekili oldu.
Erken yaşta ebediyete göçtü. Oğul Şükrü Gençoğlu babasının işlerini sürdürüyordu ama aynı zamanda futbolcuydu, Denizlispor'un santraforuydu. Futbolu bıraktıktan sonra DYP'de babasının siyasetini sürdürmeye çalıştı, il başkanı oldu.
Sıla, işte bu Şükrü kardeşimin kızı. Denizli doğumlu, aile İzmir'e taşındığı için ana baba ziyareti için buraya geliyor. Bizim gazeteciler de, "Sıla memleketi İzmir'de" diye başlayan haberler yapınca, durum, bizim Denizlili hemşerilerin sinirine dokunmuş. "O kız bizim kızımız, İzmir'in değil. Yazsana bunu" diyorlar. Emriniz olur diyerek isteğinizi yerine getirelim, bakalım.