Şekline, şemaline, zamanlamasına herkesin itiraz ettiği, Büyükşehir Belediyesi'ne düzenlenen ikinci baskının siyasi yan etkileri hayli çok...
Hem AK Parti, hem de CHP açısından.
CHP'den başlarsak...
Operasyon sayesinde birlik olundu.
Bir süredir baş kaldıran, her fırsatta Başkan Aziz Kocaoğlu'nu hedef tahtasına oturtan 9 ilçe belediye başkanı, savaş baltalarını gömdü.
Kocaoğlu'nun karşısındaydılar, hepsi yanına geçti, huzursuzluk şimdilik de olsa sona erdi.
Teşkilatta sular duruldu.
Operasyon öncesi il başkanının 3 ilçe başkanını görevden almak istemesiyle başlayan çalkantı, yerini sakinliğe bıraktı.
Operasyon, 3 ilçe başkanının görevden alınması işlemini durdurdu.
3 ilçe başkanı görevden alınsaydı, il yönetiminin cebindeki istifalar ilgililere ulaşacak, bu kez de il başkanlığı krizi başlayacaktı, bu fırtına dindi.
Vatandaş, 'atık hizmet' istiyoruz kıvamına gelmişti, operasyon sonrası 'önce adalet istiyoruz' noktasına geldi.
Mağdurun yanında mazlumun dibinde olmayı sevdiğimizden, Aziz Kocaoğlu'nun oyu 10 puan arttı...
'AK Parti değil 35, 135 proje de yapsa artık İzmir'de seçim kazanamaz' diyenlerin sayısı arttı.
Operasyon CHP'yi üzse de işine yaradı.
AK Parti cephesinden devam edersek.
Operasyon öncesi özellikle temmuz seçimlerinden sonra çift kale devam eden maçta, ardı ardına yapılan ataklarla CHP'yi yarı sahaya tam hapsetmeyi başarmışken, operasyon sonrası oyun kendi sahasına yıkıldı.
Kendilerine sempatiyle bakanların sempatisi, operasyonun 'siyasi' olduğunu düşünmeleri sonucu değişti.
Algıyı değiştirmek için operasyonun siyasi olmadığı, hukukun işi olduğunun, anlatması derdine düşüldü.
Operasyon, Ak parti'yi sevindirmediği gibi işine de yaramadı.
Operasyonun kendisine gelirsek...
Bir operasyonda mahkeme tarafından tutuklananlar için 'suçlu' sonucu çıkmayacağı gibi, tutuklanmayanlar için de 'suçsuz' sonucu çıkmaz.
Alışkanlık olarak sabahın kör saatinde insanları evinden toplayarak yapılan operasyonlarda, 'ateş olmayan yerden duman çıkmaz' sonucuna varılmayacağı gibi, başka diyarlarda operasyon olmaması ateş ve dumanın olmadığını göstermez.
Operasyonun medyatik olmaması önemsiz olduğunu göstermeyeceği gibi, medyatik hale getirilen operasyonların da çok önemli olduğu söylenemez.
Operasyonların tutuklamalarla sonuçlanması içinin dolu olduğu anlamı taşımayacağı gibi, tutuklama olmayan operasyonların da 'içi boş' denemez.
Ne olursa olsun...
Operasyonun bu kentin siyasetinin geleceğini hayli etkiledi.
FARKLI BAKIŞ
Bedellide kazanan kazanana!
Bedelli askerlik tam kazanan kazanana durumu...
Vatandaş kazanacak.
Yasanın şartlarına uyan tam 460 bin kişi, tek gün askerlik yapmadan tezkeresini cebine koyma hakkı elde ederek, kazanacak.
Maliye kazanacak.
Hazine 460 bin kişinin tamamının yararlanması durumunda 30 bin liradan tam 13 milyar 800 milyon lira kasasına koyarak kazanacak. Yüzde 40'ı bile yararlansa kasasına 5 milyar 520 milyon lira girecek, yine de kazanacak.
Bankalar kazanacak.
Parası olmayanların kredi alması durumunda 30 bin liraya 60 ayda 22 bin lira faiz ödeyecek. Bu para satışından bankalar kazanacak.
SGK kazanacak.
Bir aylık temel eğitim olmadığı için o sürede SGK primi ödenecek ve SGK'nın kasası eksilmeyecek.
Bu kadar kazananın yanında kaybeden de olacak tabi ki...
Milli Savunma Bakanlığı kazanacak.
Bir ay temel eğitim olmadığı için yüz binlerce kişinin eğitimi için harcanması gereken para kasada kalacak.
Bedelli askerlerin geldiği Burdur esnafı kaybedecek.
57. Topçu Tugayı bu kez dolmayacağı için il ekonomisi hayli etkilenecek.
Bir de 'her Türk asker doğar' mantığı kaybedecek.