Milletçe çok meşhur benzetmeler yaparız, bilirsiniz. Mesela bir ürünün sağlam olduğunu anlatmak için kısaca TAŞ GİBİ deriz. Aynı benzetmeyi çok güzel bir bayan gördüğümüzde de kullanırız! Bu tür benzetmeler genellikle çok yakışır ve cuk oturur. Arada bir yanlış anlamaları da görmezden geliriz, çünkü niyet bellidir bu tür anlatımlarda. Şimdi nereden çıktı bu benzetme merakı dersiniz diye, sizi merakta bırakmamak için hemen açıklayayım.
Bugün ana sektörüm olan beyaz eşya ticareti ve genel ticaret erbabı nı ilgilendiren konuları sizlerle paylaşmak istedim.Beyaz eşya sektörünün son zamanlarda çok hızlı bir gelişim gösterdiğine hepimiz tanığız. Son 20-30 yıl içerisinde Buzdolabı, Çamaşır ve bulaşık makinesi, TV – LCD-PLASMA, elektrik süpürgesi gibi ev aletleri kullanmayan ev kalmadı diyebiliriz. Hatta bu kullanıcılar birçok ürünlerinde bir – iki kez yenilemeler dahi yapmıştır. Bu ürünlerde başlangıçtan bugüne çok önemli teknolojik yenilikler yapılmış ve yapılmaktadır. Ancak bu ürünler eski ürünler gibi artık maalesef TAŞ GİBİ ürünler değildir. Tüketim ekonomisinin acımasız rekabet koşulları artık 4-5 yıl gibi bir zaman içerisinde ürünlerin pes ettiğini gösteriyor. Buna bağlı olarak tabii ki yenileme süreci yaşanıyor ve yaşanacaktır.
Mağazalarımızda mutlaka şu diyalogu yaşamışsınızdır. Alışverişe eşiyle gelen BEY AMCA ilk olarak bize şu örneği verir, evladım bundan 25 yıl önce bir buzdolabı aldım TAŞ GİBİ hala kullanıyoruz maşallah.( Bu arada BEY AMCA elinin tersi ile duvar veya sert bir zemine mutlaka vurur! )
Bizler anlatmaya devam ederiz BEY AMCA bakın ama bunun şu özelliği, bu özelliği var bi de kuş kondurduk biz bu ürüne diye anlatırız ballandıra ballandıra. BEY AMCA yine ama oğlum bak şuna der ve buzdolabı veya çamaşır makinesine elinin tersiyle şöyle bir vurur tık tık. Bak gördün mü saçı dahi çok zayıf evdeki TAŞ GİBİ maşallah der yine. BEY AMCA devam eder hem bunun başka bi modelini evlenirken kıza aldık 5 kere arıza yaptı be evladım. Haydeeeee, hadi gel bakalım anlat şimdi BEY AMCA’ ya, bu malın sağlam ve birçok süper özeliği olduğunu. Bide pazarlık faslı vardır öldürür adamı bilirsiniz. Kaç para evladım bu diye yine de sorar isteksiz isteksiz BEY AMCA. Fiyatı duyunca ilk tepki oooooooo biz o paraya ev aldık veya ev alırız ev diye ürünün çok pahalı olduğunu ima eder bize BEY AMCA. Ama yinede oturur pazarlık masasına evdeki dolabın artık ömrünü tükettiği aklına gelince, Bak evladım seni sevdim ben sana bu istediğin paranın yarısını vereyim hem de peşin diyerek çıkarır cebinden ürünün yarı bedelini masaya koyar. Nereden bilsin, nerden anlasın artık ürünlerin tüketim ekonomisine ve acımasız rekabet şartlarına bağlı üretildiğini.Bu şartlarda sağlamlık ve kalitenin maalesef olamayacağını.Biz ticaret erbabımın sattığı ürünlerden pek çok şarta bağlı olarak NET % 5-6 para kazandığımızı.
İşte bu ve buna benzer birçok diyalogu biz satıcılar mağazalarında mutlaka yaşamıştır. Ben şimdi BEY AMCA’ ya sesleniyorum ve itiraf ediyorum. Evet, BEY AMCA sen haklısın bu ürünler TAŞ GİBİ değil. Bunların fiyatları da yüksek. Ama BEY AMCA inan ki ticaret yapanlar bu şartlarda zor geçiniyor, her geçen gün kayboluyorlar. İnan bana ki ticaret erbabı o sattığı üründen kazanamıyor artık BEY AMCA.
Ama yine de seni seviyorum BEY AMCA, hayırlı bayramlar dilerim,saygılarımla…