Tarım, ülkemizin vazgeçilmezi, hatta başlıca sıçrama tahtası. Bir ara gündemden düştü, üvey evlada dönüştü, bu yüzden önemli fırsatlar kaçırdık. Özellikle organik tarımda bugüne dek çok yol almış olabilirdik.
Şimdi yeniden kıpırdanma var ancak rasyonel tarımdan hala uzağız. Doğru destekleme politikaları, verimlilik artışı, iyi işleyen bir pazarlama sistemi için büyük çaba harcamak zorundayız.
Borsalar işte bu önemli sektörün önemli oyuncularından biri. Tarım ürünlerinin tanıtımında ve tanzim satışında başrol oynuyorlar.
İzmir Borsası Türkiye'nin ilki. 120 yıllık geçmişinde çok önemli ve fonksiyoner bir yer işgal etti. Ürün fiyatlarının sağlıklı oluşması, rekolte tahmin çalışmaları, arz-talep ilişkilerinin belirlenmesi, tescil, laboratuvar, organik tarıma yönelik örnek uygulama, özellikle pamuk, üzüm ve incirdeki coğrafi işaret çalışmalarıyla Türkiye borsalarının öncüsü oldu.
DÜNYA TANIYOR
Pamuktan mısıra, buğdaydan mercimeğe çok zengin kotasyon listesiyle dünya borsaları arasında da önemli yere sahip. 2005'te kuruluşuna önayak olduğu Vadeli İşlemler Borsası (VOB) sayesinde dünyanın hemen her ülkesinde tanınırlığa sahip.
Günümüzün Başkanı Işınsu Kestelli, sağlık sorunlarına rağmen parmak ısırtacak bir performans sergiledi. Şimdilerde çeşitli etkinliklerle 120'nci yılı kutluyor.
"120. Yıl Söyleşileri" serisinde önceki gün TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner'i konuşturdu.
Cesur Kadın suya sabuna dokunmadı
Boyner'in konuşmasını haberlerde okudunuz. Bir de ben özetleyeyim. 'Cesur Kadın' unvanı yakıştırılan, Işınsu Kestelli tarafından da dinleyicilere bu şekilde sunulan TÜSİAD Başkanı konuşmasına, "Özgür, neşeli, barışçıl insanlar" nitelemesiyle biz Egelilere iltifat yağdırarak giriş yaptı. Bu arada İzmir'in EXPO 2020 yolculuğunu TÜSİAD gündemine alma ve sonsuz destek sözü verdi.
Boyner konuşmasında başta ABD ve AB ülkelerindeki krizler olmak üzere küresel ekonominin fotoğrafını çekti. 2001 krizindeki acı ilaçların meyvesini yiyen Türkiye'nin küresel krizden henüz etkilenmediğini belirten TÜSİAD Başkanı, "Ancak finans dünyamız faiz sarmalı içinde. Çocuklarımızı borçlandırıyoruz. Ayrıca teknolojide geri kaldık. Yüksek katma değeri yakalamalıyız ve inovasyon kapasitemizi artırmalıyız.
Kayıt dışını çözemedik, enerji piyasasını geliştiremedik. Yapısal reformlara devam etmeliyiz. Dünya rekabet sıralamasında 57'nci sıradayız. Sürdürülebilir büyüme ve ihracat için, rekabette fark yaratmalıyız. Arap Baharı uzun bir kış olacak gibi. Bu demokrasisi gelişmemiş, yönetimleri belirsiz ülkelere mal satmaktansa, sanayileşmiş ülkelerdeki pazar payımızı artırmalıyız" dedi.
SESİMİZ GÜR
Boyner ayrıca insani gelişmişlik endeksine değinerek 83'üncü sıranın Türkiye için en büyük ayıp olduğunu anımsattı. Bunun tamirinin bireysel hak ve özgürlüklerin, kuvvetler ayrımının, vicdan özgürlüğünün, hukuk devletinin kusursuzca işleyeceği yeni bir anayasadan geçtiğini vurguladı.
Soru cevap aşamasında, CHP İzmir Milletvekili Alaaddin Yüksel, "Cesur Kadın görüntüsü vermediniz, suya sabuna dokunmadınız. Siz de mi Hükümet'in baskısı altındasınız" mealinde bir soru yöneltti TÜSİAD Başkanı'na.
Ümit Hanım, TÜSİAD olarak baskı altında olmadıklarını, iş dünyasının gür sesiyle konuşması gerektiğini savundu, konferansını, "TÜSİAD olarak bunu yapıyoruz, tartışmaktan çekinmiyoruz. Hatta sesimizin daha gür çıkması lazım. Biz iş dünyası olarak kendimizi kimseye beğendirmek zorunda değiliz. Aksine biz beğenmeliyiz" sözleriyle tamamladı.