İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü, eğitim öğretim dönemi başlamadan yapılması gereken atamaları Ekim-Kasım aylarına sarkıttı. Bulundukları kurumlarda 5 ile 8 yılını dolduran müdür ve müdür başyardımcılarının yerlerini değiştirdi.
Bakanlık Ağustos'ta çıkardığı yönetmelikle okul müdürlerinden 5 yılını, müdür başyardımcısı ile müdür yardımcılarından 8 yılını dolduranların zorunlu olarak yer değiştirmelerini öngörüyor. Ancak bu "zorunlu atamalar"ın Ağustos-Eylül aylarında uygulanmasını istiyordu.
Yönetmelikteki zoraki hüküme rağmen İzmir'de tayinlerin Ekim ve Kasım'a sarkması sıkıntı yaratıyor. Bir öğretmen okurun ulaştırdığı rakamlara göre İzmir genelinde 75 okul ve kurum müdürü ile 102 müdür başyardımcısının ve 238 müdür yardımcısının yeri değiştiriliyor. Bir yandan okullardaki eğitim öğretim olumsuz etkilenirken diğer yandan aileler, kış ortasında oradan oraya taşınmak zorunda kalıyor.
Tayin olan eğitimciler Vali Cahit Kıraç'tan atamaları yaz aylarına ertelemesini istiyorlar. Bazıları da atamaların yönetmeliğe aykırı olduğu gerekçesiyle iptal davası açıyor.
Üniversitelerin cesur sesi
Günlük hayhuy, terör, şehit, deprem derken çok önemli olayı gözardı ettik. Ülkemizin ilk ve tek bilim merkezi Türkiye Bilimler Akademisi TÜBA'nın tüzel kişiliğine tecavüz edildi. Hepimiz uyuduk.
YÖK'ten sonra TÜBA'nın da bağımsızlığını yitirmesi dünyada tepki ile karşılandı. Bilim dünyasının sözcüleri, uluslararası akademiler, üniversiteler Cumhurbaşkanı'na, hükümete mektuplar yazarak özerkliğe indirilen darbeyi kınadılar.
TÜBA İSYANI
Örneğin Avrupa'nın en büyük bilim topluluğu olan, 2 binin üzerinde üyeye sahip Avrupa Akademisi (Academia Europaea), aralarında 34 Nobel ödüllü bilim insanının da bulunduğu Almanya, Avusturya ve İsviçre'deki seçilmiş bin bilim insanının oluşturduğu Alman Bilimler Akademisi (German Academy of Science-Leopoldina), Avrupa'daki 40 ülkeden 2100 üyeye sahip olan Euroscience, bilimsel özerkliğin zedelenmesine karşı çıktılar.
Buna karşın YÖK'ün boyunduruğu altındaki 113 devlet, 61 vakıf üniversitemizden bir tek ses çıkmadı.
Sadece gururumuz Ege Üniversitesi, bu korkuyu yırttı. Öğretim Üyeleri Derneği imzasıyla yayınlanan bildiride "Ulusal bilim dünyamızı ve üniversitelerimizi, en azından bundan sonra, bilime, aydınlığa ve çağdaşlığa sahip çıkmaya çağırıyoruz" denildi.
EGÖDER'e teşekkürler TÜBA'nın başına gelenleri hatırlattığı için. Ama galiba iş işten geçti. Ufukta dönüş umudu görülmüyor.