İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği İZSİAD, en çok dikkatimi çeken ve ilgiyle izlediğim sivil toplum kurumlarından biri.
Alaaddin Yüksel, İrfan Erol, Hüseyin Porsuk, kuruluş ve gelişme esnasında çok çalıştılar. Ama asıl önceki başkan, bugünkü milletvekilimiz İlknur Denizli'nin aktif kişiliğiyle tanındı ve prestij kazandı.
Başkan Denizli, yönetici arkadaşlarıyla ve 500 dolayındaki üye ile el ele vererek İzmir'e övgüye değer sosyal ve kültürel etkinlikler düzenledi. İZSİAD yönetimi ve üyeleri, "Kendi ailelerimiz ve işletmelerimiz kadar bu kent ve ülke için de sorumluluklarımız var" özdeyişini şiar edindi.
10 KASIM'LAR
Yurtdışı açılımlarla, teşvik ve geleneksel ödül geceleriyle İzmir ve ülke ekonomisine yönelik çok güzel faaliyetler düzenlendi.
Ama beni asıl 10 Kasım organizasyonları mestetti. Altı yıldır çok yararlı söyleşiler, konferanslar ve de muhteşem konserler izliyoruz. Fahir Atakoğlu ve Laura Vikman'la başlamıştı konserler. Fazıl Say, Zühal Olcay, Sertap Erener, İdil Biret, Tuğba Ger ve Zara ile devamı geldi. Araya Yıldız Kenter, Genco Erkal gibi ünlü tiyatrocuların canlandırmaları, şiirleri girdi.
MUHTEŞEM ORKESTRA
Bu 10 Kasım'da İzmir Devlet Senfoni ile İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin ortaklaşa sundukları Yunus Emre Oratoryosu'nu izledik. Ahmed Adnan Saygun'un bu ölümsüz eseri, adını taşıyan salonda kusursuz icra edildi.
İzleyenleriniz bilir, Saygun dünyanın bir çok ülkesinde sahnelenen bu eserinde Yunus'un şiirlerini klasik Türk ezgileri ve batı müziği çerçevesinde kullanarak müthiş bir müzik ortaya çıkarmış. Aryalar ve korallerle izleyeni derinden etkileyen eser, büyük orkestra, karma koro ve mezo soprano, solist soprano, tenör ve bas tarafından icra ediliyor.
İBRAHİM YAZICI
Şef İbrahim Yazıcı'yı ben İzmir'de, Bodrum'da, Turgutreis'te onlarca kez izledim. Hem orkestra hem koro üzerindeki kontrol ve hakimiyetiyle yine müthişti. Dünyanın bir çok ülkesinde yönettiği orkestralarla ayakta alkış alan, İtalyan Cumhurbaşkanı tarafından şövalyelik ünvanıyla ödüllendirilen Yazıcı'ya hayranlığımızı tazeledik.
Ve Zara. Tek bir bağlama eşliğinde, koca bir senfoninin önünde de döktürüyor bu genç kadın. İzmir Devlet Senfoni ve İbrahim Yazıcı ile tek bir prova yaparak sahneye çıktığı halde sıfır hata sıfır falso ile eşsiz bir müzik ziyafeti sundu.
VE ZARA
Zara'yı övmek için fırsat bekliyordum. Öyle ya hem Türk sanat müziği söylüyor, hem türkü, hem tasavvuf hem caz. 2005'te çıkardığı "Bülbül-i Şeyda" adlı tasavvuf müziği albümüne bayılmıştım. Meğer ünlü piyanist Tuluğ Tırpan ile Viyana'da caz konseri de vermiş.
Temel sağlam olunca üstü de böyle sağlam oluyor işte. Belki bilmeyeniniz vardır, Zara 1991'de Milliyet'in Müzik ve Halk Oyunları Yarışması'nda Türkiye birincisi olarak adımını atıyor müzik dünyasına. Tanrı armağanı yeteneğini, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda geliştiriyor.
Zara'yı, Şef Yazıcı'yı, muhteşem orkestrayı, sopranoları, tenorları, büyük koroyu izleten, dinleten İZSİAD'a, kurumun felsefesini ve başarılarını sürdüren bugünkü Başkan Ayhan Baran'a teşekkür sunmayı boynumun borcu kabul ediyorum.