Hani bazı günler hava günlük-güneşlik dahi olsa karanlık gelir ya insana, yaşama sevinci bırakmaz içini kasvet sarar ya insanın. İnanın son haftam aynen böyle geçmekte. Günlerimi isteksiz, huzursuz, mutsuz geçiriyorum.
Nasıl olmasın ki önce şehitler, şehitler, şehitler ve ikinci darbe VAN depremi. Hangi acıyı birbirinden ayırabiliriz ki, her ikiside felaket tam manasıyla. Ancak VAN depremi doğal afet sayıldığından ve bizler ülke insanı olarak başımızı sokalım yeter diyerek kâğıttan, kartondan evler yaptığımız için maalesef kaçınılmaz sonuçtur bu ölümler.
Ya ŞEHİTLER; kalleşçe, planlanarak kurulan tuzaklara düşürülen gencecik insanların katledilmelerine ne diyeceğiz. Karıncayı dahi öldürmemek için adımlarını atarken dikkatli basan insanlarımız nerede? Yada bu katliamları yapan insanlar kimler? Aslında bunları tanımlarken bırakın insan demeyi herhangi bir canlıyı dahi örnek veremeyiz.
Şehit ailelerini tek tek inceledim, inanın hepsi kıt kanaat geçinen yıkık dökük evlerde oturan ONURLU insanlar. Bırakın ateş düştüğü yeri yakar sözünü eskidenmiş bu söz inanın kavurmuş bu aileleri, geleceklerini köreltmiş. Artık yaşamdan hiçbir beklentileri yok. Donuk, sabit gözlerle etrafa bakmaktalar kimseyi görmüyor gözleri, yatıp-kalkıyorlar uyumadan. Bu ailelere bu acıları yaşatanlara ne desek az. Veeeee en önemlisi bir hiç uğruna.
Artık iki taraf diye ayrıldık maalesef, istenildiği kadar inkâr edilse de. Gizli olmayan güçler muratlarına erdiler, en azından bunu becerebildiler. Yurt dışında ülkemizdeki bu haberleri nasıl veriyorlar biliyor musunuz? Aynen maç sonucu verir gibi ondan bu kadar kişi, ondan bu kadar kişi diyerek hem de.
Basında birçok lanetleme yazıları var zaten. Ben hakaretlerle dolu bir yazı yazmamak istedim. İnanın benimde içimi rahatlatmam için bir sürü gün görmemiş hakaretlerim var içimde ama neye yarar ki. Giden geri gelir mi? Veya yeni gidecekler engellenebilirmi? Ben herkesin aklını başına almasını diliyor ve ulusumuzun var olma sebebi olan CUMHURİYET BAYRAMINIZI kutluyorum, saygılarımla.