Anasayfa | Online Gazete | İletişim | XML/rss


Medya… - BESTSPOR.com






Galip ÇUKURLU
Alaçatı ilçe olmalı
Kasım GÜNDÜZ
Devlet Dili...
Selamettin BAYINDIR
Sütü sulandırmayalım
Ertan Sayın
Kaçak binalar başa bela!
Metin Aztekin
HADİ BAKALIM KOLAY GELSİN !
Feyzi Hepşenkal
En “aylı” kim?
Mehmet Toptaş
AKP DEN SATILIK CAMİ
Osman Özeker
MİLLİ MÜCADELE DE İLK KURŞUNU KİM ATTI
Hamdi Türkmen
Vallahi unutmuşum...
Akın Kazançoğlu
IZTO HEYETI SLOVENYADA
Yrd.Doç.Dr.Yiğit KAZANÇOĞLU
AİLE İŞLETMELERİ VE KURUMSALLAŞMA
Fettah Güventürk
KOBİLER , TARIM ve İHRACAAT ….
Av.Burhan Güneş
SON GÜNLERDE NELER OLUYOR
Mahmut Evren
ZAMANE TOPLARI…
Sevgi Molva
SÖZ KONUSU KARŞIYAKA İSE...
Fatih Yığınlı
TELEVİZYONUN HAYATIMIZDAKİ VE ETKİNLİKLERİ
Ali Talak
Kışın 5 bin,yazın 150 bin kişiye hizmet vermek
Serkan Güzel
“SOR”
Prof. Dr. Harun Uysal
Dünya süt gününe sorunlarla giriyoruz


En Çok Okunan Haberler
Kadınlara sağlıklı yaşam dersi
MONTENEGRO(KARADAĞ)DAN EXPO SÖZÜ
ZEYTİNYAĞINDA %100 GÜVENCE
BİR ASIRDIR BULUŞUYORLAR
Temiz Konak’ın gücüne güç katıldı
“Kardeşlik Türküleri”
DİNANİZMİNE BORÇLU
‘Bu bayramın adını onlara ezberlettireceğiz’
İzmir Kayıkları 19 Mayıs için yarıştı
MECLİS ÜYELERİNİ YEMEKTE AĞIRLADI
Medya…

Son günlerin en çok konuşulan konularından biri de “medya”.

 

Peki medya denilince ne anlamalıyız?

 

Türk Dil Kurumu medya için İngilizce  “ media “ kelimesinden dilimize girdiğine işaret ederek açılımını “ İletişim ortamı “ olarak yapmış.

 

İnternetten başka bir tarif var mıdır diye araştırırken www.sosyalbilgiler.biz  adlı   ilköğretim çocuklarının ödevlerini paylaştıkları bir sitede güzel bir yazı gördüm. Bu sitede sanıyorum o çağın çocukları ödev paylaşıyorlar. Burada medyayı ; “ her çeşit bilgiyi bireye ve topluluklara aktaran, eğlendirme, bilgilendirme, ve eğitme gibi 3 temel sorumluluğa sahip görsel, işitsel ve hem görsel, hem işitsel araçların tümüne medya diyoruz.” diye tanımlamışlar.

 

Bu tarifi çok beğendim ve doğru bir tarif olduğunu düşünüyorum. Buna göre acaba bizim medya ne kadar bu tanıma uymaktadır? Yada bu tarife uygun kaç medya kuruluşumuz mevcuttur?

 

24 şehit verdiğimiz günün akabinde Başbakanımız medya temsilcilerini toplayıp onlara hoşnutsuzluklarını, kendi düşüncelerine göre olması gerekenleri söyledi. Bu durum objektif gözle bakıldığında basına müdahale yada sansür gibi algılanabilir. Ama gelinen noktada medyamızın birinin ikazına ihtiyacı olduğu alenen kabullenilmiş bir vakıa.

 

Yazılı ve görsel yayın yapan medya kuruluşlarının sayıları her geçen gün artıyor. Muhabirin getirdiği haberin sağlamlığı yada doğruluğu çok derinlemesine araştırılamıyor. Çalıştırılan muhabirin niteliklerine pek de dikkat edilmiyor.Bunun üzerine birde internet üzerinden yayın yapan haber portallarının hızına yetişme gayreti girince pek çok şey argo tabiriyle “ çorba “ oluyor.

 

Eskiden gazete haberi itibar görürdü. Teşbihte hata olmaz derler ya hani eskiden gazete ipten adam alır yahut ipe adam yollardı. Köşe yazarı bin düşünür, bir yazardı. Çünkü fikir dünyamızda önemli isimlerdi köşe yazarları. Arada sırada çıkarlardı televizyonlara. Onlar konuşurken ağızlarının içine bakardık.

 

Gazete yada dergiler kaynak gösterilirdi. Mahkeme zabıtlarında şimdiki gibi onun destekçisi, bunun destekçisi sıfatı görmeden hak ettiği şekilde yer alırdı. Saklanırdı, arşivlenirdi. Öğretirdi, eğitirdi. Görgülü olmayı anlatırdı. Tahrik etmezdi, tam tersine sakinleştirirdi.

 

Bugün yüzlerce TV kanalı, adını dahi duymadığız gazeteler var. Haber kanalları, spor kanalları, müzik kanalları gibi branşlaşmış pek çok yayın organı mevcut. İnternet üzerinden yayın yapanlar ise cabası. Üzerine birde reyting denilen yarışma eklenince durum tamamen vahşi bir savaşa dönüyor.

 

Tv kanallarıda reyting uğruna yayınlarında hoyratça konuşan, olur olmaz konularda aykırı şekilde ahkam kesen bir sürü insanı barındırıp meşhur ediyor. Spor kanallarında bile kavga var. Sporu centilmenlikle özdeşleştirmek için çaba harcamak yerine yorumcular sayesinde kamplaşmalar meydana geliyor. Haber kanallarındaki yorumcular askeri bir harekat öncesi ekranlardan operasyon yapıp sonuçlandırıyor.

 

Gelişmiş dediğimiz, her fırsatta ballandırarak andığımız ülkelerde bizdekine benzer bir durumun zerresine bile rastlanmaz. Yani medya kuruluşlarımızın bazılarının önce kendilerine iğneyi batırma zamanı çoktan gelmiştir. Önce bu iğne batmalı sonra asli görevlerinden biri olan toplumsal bilinçlendirme faaliyetine devam edilmelidir.

 



Sayfayı Yazdır - Yazıyı Arkadaşlarına Yolla


Yazarın Diğer Yazıları
» Devlet Dili...
» Eğitim - Öğretim…
» Eğitim - Öğretim…
» Organize Kalkınma…
» Yeni Ticaret Yasası…
» Fransız Olmak...
» Ermeni Meselesi…
» Eğitim Şart…
» Medya… (Şu an okuyorsunuz)
» Anayasa…
» Güçlü Türkiye…
» Ramazan Klasiği…
» Hayırlı Ramazanlar…
» Dalkavuk-luk…
» Adam Olmak…
» Zor İş!...
» YGS , İkna Ve Murdar…
» Aday Adayı…
» İdeolojik Yaşam…
» Profesyonellik…
» Alkışlar Karsan’a...
» Dizi Filmler…
» Tek Yumruk...
» Ankara…
» Teknolojik Hayaller...
» Tecelli…
» “ CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR ”
» Dil Bayramı...
» Mütekabiliyet...
» Zafer Haftası…
» Başarının Getirdikleri !
» Sorulara Cevaplar…
» ADALET VE AHLAK…
» İnat ve Israr
» Matematik…
» Artık Çok Kolay !
» Vah Sayın Patrik,Vah…
» Abesle İştigal…
» Güzel İzmir…
» Kruvaziyer Turizmi

Anasayfa - İletişim - Rss/XML