Sizlerle uzun yıllardır gazetemiz sayesinde yazılarımızla buluşup gelişen ve gelişmiş olayları sosyal ve ekonomik boyutları ile incelemekteyiz. Ekonomik gelişmelerin yanı sıra ülkemiz ve bölgemizdeki siyasi olaylarıda dilimizin döndüğünce yazıyoruz.. Aslına bakarsanız ülkemizin uzun süredir içinde bulunduğu malumunuz olan bir ortam vardır. Bu ortam içerisinde çok fazla geleceğe ilişkin yorumlarda bulunmak pek de doğru değildir.Bugün hey şeyin süt liman olduğu ülkemizde bir gün sonra dev dalgaları olan bir deniz karşımıza çıkmaktadır.Geleceği çok belirgin olmayan sosyal ve ekonomik düzen içinde yaşamımıza devam etmekteyiz .
Bu karmakarışık ortam içinde fikirlerimizi çizgimizden sapmadan ve görebildiğimiz doğrular çerçevesinde yazılarımıza yansıtmaktayız. Bir önceki yazımda ülkemizde devletin zenginleştiği,halkın ise hergeçen gün fakirleştiğinin altını çizdim.Yani konunun özünü oluşturan zengin devlet - fakir halk saptamamız üzerine yoğun şekilde ilginç ve enteresan görüşler tarafıma iletildi. Okuyucularımız genellikle bu tanıma katılırken bir kısım okuyucumuz nedense aşırı olumsuzluk ektiğimi belirttiler.Tabii ki bu ikinci görüşe benim itirazım var,çünkü benim ne kadar olumlu bir kişiliğe sahip olduğumu yazılarımdan bilirsiniz.Ama yaşamın gerçekleri her zaman olumlu olmamaktadır.Biz de acı da olsa bu gerçekleri yazılarımıza yansıtmakla görevliyiz. Ben Nasrettin Hoca misali her iki fikirde bence haklı deyip bu işten hemen ve uzatmadan sıyrılayım ! ! Neyse ben yine de bazı gerçek saptamalarımı her şeye rağmen belirtmeliyim. Ekonomik olarak bakıldığında herşey yolunda gibi görünmektedir.Ama kimse unutmasın ki müsrif tüccar gibi gelirimizden fazla giderimiz var.Yani Cari açık belası hergeçen gün büyümektedir.Bunun yanı sıra AB ile yeni problemler yaşayacağımızı, Kıbrıs sorununun kaşınılarak bu yaranın tekrar kanatıldığı.Nedendir bilinmez israil ile devamlı gerilen ilşkilerimiz.Bizim zamanımızda terör yuvası olan ve kampları ile meşhur filistin sorunu ülkemizin sorunu olmuştur. Önümüzdeki günlerde bu ve buna benzer daha bir çok problemlerle uğraşacağımızı unutmayalım !! Sağ-sol,İslamcı,etnik ayrılılıkların yeniden yeniden gündeme getirileceğini de eklemek istiyorum.Başta terör olmak üzere,kavgacı dış ilişkiler ile yakında komşularımız ile küs olacağımız, dışa ekonomik bağımlılığımızın devam edeceğini de ilave edelim. Bunlar gibi inanın saymakla bitmeyen bir çok sorunun karşımıza getirileceğini veya geleceğini unutmayalım.Aslında ben bunları yazsam da ,yazmasam da ne fark eder ki , böyle bir ortam içerisinde ne kadar sağlıklı bir sosyal yaşam olabilir veya önlemler alınabilir bilmiyorum.
Bu kadar dağ gibi sorun ve problemlerle iç içe yaşamaktan bünyemiz bağışıklık kazandığı için ,siz yinede merak etmeyin biz Türk milletiyiz bize bir şey olmaz.! Kadercilik bizim yaşam biçimimiz olduğundan ve milletçe buna her zaman razı olduğumuz için vaziyet idare edilir,saygılarımla .........