Bayram moduna girdiğimiz şu günlerde PKK'ya, Kürtlere, askere kin besleyenlere, tutukluğu işkenceye çeviren vicdan fukaralarına, siyasilere, ne kadar dargın kişi ve kurum varsa hepsine barış çağrısı yapmak olası.
Ben de haddim olmayarak, okurların ve İzmirlilerin temennilerine tercüman olarak, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile ilçe belediye başkanlarını kucaklaşmaya davet ediyorum.
Biliyorsunuz 30 başkandan 29'u CHP'li. Çoğunun arası limoni. Özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na karşı bir blok oluştu.
AĞABEY ARIYORUZ
Önceki gün bayram kutlamasına gelen Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak'a, "Nedir Aziz Bey'le alıp veremediğiniz" diye konu açtık. "Bizim bir alıp veremediğimiz yok" diye söze girdi, "Biz ağabey arıyoruz, Aziz Bey'den ağabey gibi davranmasını istiyoruz" diye devam etti. Kendince olayı şöyle özetledi:
"Bir sorunun çözümü konusunda plan, proje, personel, makine parkı, teknoloji konusunda benim gücüm yetmiyorsa Bornova'dan destek alayım. Tire Konak'tan, Menderes Karabağlar'dan alsın. Ya da Büyükşehir'in imkanlarından yararlanalım.
Orta yerde bir dağınıklık var. Bunların çoğu Büyükşehir bürokratlarından kaynaklanıyor.
GÜÇ BİRLİĞİ
Bürokratların ilçelerdeki, mahallelerdeki sorunları, durumları, insan psikolojisini bizim kadar bilmelerine imkan yok. Böyle olduğu içindir ki ilçelerdeki Büyükşehir hizmetlerinden, proje ve uygulamalarından haberdar olalım, eşgüdüm olsun. Güçlerimizi birleştirelim, daha çok, daha kaliteli hizmet yapalım, partimizi güçlendirelim."
Cevat Durak hizmete formatlanmış bir başkan. En büyük malzemesi insan, Karşıyaka insanı. CHP'nin kavga gürültüye dayalı genetik kodlarından uzak durmaya, enerjisini projeye, uygulamaya, Karşıyaka'yı şekillendirmeye harcıyor.
PASTA BÖLÜNDÜ
Ancak bloktaki bazı başkanlar için aynı şeyleri söylemek zor. Ne söyleyeceğini ya da ne söylenmemesi gerektiğini bilmeyenler var. Bunlar siyaset kazanının, parti içi çekişmelerin içinden gelmiş kişiler. Magazin kıvamındaki haberlerle hem Aziz Başkan'ı üzdüler hem de partiye puan kaybettirdiler.
Aziz Bey'i eleştirirken mangalda kül bırakmayanlara küçük bir hatırlatma yapmak yerinde olur. Önceki başkanlar 9 metropol ilçeden sorumluydu. Aziz Kocaoğlu 21'i metropol olmak üzere 30 ilçeye, bu ilçelerin beldelerine, köylerine kucak açmak zorunda. Yani pasta iyice bölündü.
Neredeyse belediye otobüsünün gitmediği yer yok. Hemen her köyde yol, kaldırım, park, asfalt çalışması var. Arıtması, içme suyu, spor alanı, çok amaçlı salonlar onun görev alanında. Çiftçilerin sorunlarıyla uğraşmak, tarlaların yollarını asfaltlamak zorunda. Gelir eskiye göre yüz kat arttıysa, gider üçyüz beşyüz kat artmış. Ödemiş'ten Karaburun'a, Selçuk'tan Bergama'ya herkes ona kafa tutuyor.
Daha kötüsü partililer iş istiyor, yardım istiyor, imar istiyor, durmadan istiyor. Olmayınca basıyorlar gamatayı.
MAÇI KAYBEDER
Bütün bunlar, kendisi kabullenmese de, Aziz Bey'i bıkkınlık, yılgınlık içine sokmuş durumda. Eskiye göre durgun, mat, heyecanını, hayallerini dolayısıyla popülaritesini yitirmiş gözüküyor. Sinirleri gergin, kendisinden beklemediğimiz sivrilikte tavır ve sözlere tanık oluyoruz.
Ama sonuçta frekansı uysa da, uymasa da ilçe belediye başkanları ile uzlaşmak zorunda. Orta yerde izaha muhtaç bir durum, tedaviye muhtaç bir rahatsızlık var. Bunu masaya yatıracak olan o.
Yoksa partisi de, kendisi de 2014'e iyi hazırlanamaz, maçı kaybeder.