Siirt'ten yıllık izne gelen polisin söyledikleri; "Biz hangi ülkede görev yapıyoruz bilemez olduk. Güneydoğu'dayız, bölge insanının namusunu, malını, mülkünü korumak için her gün 12 saat mesai yapıyoruz. İnsanlar bizim insanlarımız ama bazıları bize düşman ülkenin polisi gibi bakıyorlar, küfrediyorlar, hakaret ediyorlar, taş atıyorlar, saldırıyorlar. Provokasyona gelmemeye çalışıyoruz. İnsanlığımız ve aldığımız eğitim bunu gerektiriyor. Güler yüzle, tatlı dille kendi insanlarımızı yatıştırmaya çalışıyoruz."
Hemşerimiz doğru söylüyor. Asker ve polisimiz oralarda sanki düşman ülkedeymiş gibi kelle koltukta geziyor. Eski yıllarda işkence yapanlar, dışkı yedirenler, köyleri yakanlar oldu, hepsinin de canı cehenneme. Ancak bugün artık provokasyona gelmeyen, güler yüzle, hoşgörü ile görev yapmaya çalışan asker ve polisler var oralarda. Anadilde eğitim hazırlıkları yapılıyor. Devlet bütçesinin önemli bölümünü oraların gelişmesine ayırıyor.
AKİL ADAM'A BAK
Bu olumlu gelişmeler Kürt liderleri tatmin etmiyor. Hepsi de çok sert çıkışlar yapıyor. Ben kültürüyle, tecrübesiyle, sağduyusuyla "Akil adam" sınıfına soktuğumuz Ahmet Türk'e hayret ediyorum. Şu sözler ona ait:
"Kürdistan Meclisi'ni kuracağız. Herkes bu halkın gücünü ve savaşını görecek ve tanıyacak. Bu halk nice işkenceler, faili meçhuller gördü. Tehdit para etseydi, bu halk bugün Amed'te olmazdı.
Ünlü Kürt şairi Cegerxwın'in dediği gibi başkasının minnetiyle cennete gitmektense, özgür bir şekilde cehenneme gitmeyi yeğleriz."
ASIL GERÇEKLER
Anlamadığım şu; ne Ahmet Türk ne de diğer Kürt önderlerin içinde, sorunun sosyo ekonomik yanına, örneğin toprak reformuna değinen yok. Ben PKK'lıların, BDP'lilerin bölgedeki feodal düzenden, aşiret, ağalık ve şeyhlikten, töre cinayetlerinden, 12 yaşındaki kızların başlık parası adına evlendirilmesinden, berdel gibi ilkel geleneklerden şikayet ettiklerini hiç duymadım.
Bizdeki demokrasiyi beğenmeyen bu arkadaşlar, Barzani'nin karşısında esas duruşa geçiyorlar. Bir erkeğin 4 kadınla evlenebilmesi için yasa çıkaran bu Barzani'nin, bizim özgürlükçü ve demokrat Kürtler tarafından tapılan bir lider olması, doğrusu içimi burkuyor.
HALK MASUM
Peki Kürt halkı bu sözde Kürt önderlerinin fanatizmine ve teröre prim tanıyan siyasetine katılıyor mu? Hayır. İşte son anketlerden bir örnek; Bölge halkı, gündelik yaşamınızda en önemli sorununuz ne sorusuna yüzde 67'lik bir çoğunluk ile işsizlik diyor.
Ana dilde eğitim isteyen Kürtlerin oranı sadece yüzde 5,6. Görüşülen kişilerin yüzde 77'si kamuda olsun, özel yaşamında olsun etnik ayrımcılığa maruz kalmadığını söylüyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşı olmak benim için önemli diyenlerin oranı yüzde 94. TC bayrağı ve istiklal marşı benim için kutsaldır diyenlerin oranı da yüzde 92.
Bir yanda durum böyle iken diğer yanda sokak ortasında sırtından vurularak kalleşçe adam öldürülüyor. Atatürk heykelleri Öcalan posterleri ile kaplanıyor. Türk bayrağı çiğneniyor, belediye otobüsleri yakılıyor, Nevruz eğlenceleri, piknikler PKK üniformalarıyla kutlanıyor. Kürt milletvekili polis tokatlıyor, asker taşlıyor.
Bizim BDP'liler ve entel danteller, bu teröristleri ve talimat aldıkları İmralı Canisi'ni, hala özgürlük savaşçısı olarak niteliyorlar. Tüm bu eylemlerin, her türlü sivil iteatsizliğin, özetle Türk tarihinin ve cumhuriyet tarihinin çarpıtılmasına, karalar çalınmasına, alt üst edilmesine, üniter yapının ters yüz edilmesine hoş görü ile bakılıp değerlendirilmesini istiyorlar.
Ayıp, bu kadarı ayıp.