Yüreğinde bu tutkunun tohumu ekilen
hiç kimse,siyasetin dışında kalmayı ve
siyasetin dışına
itilmeyi asla içine sindiremez. Bu
tutkuya kapılıp da geceli gündüzlü uğraş veren,
ancak bu çetin
yolun sonunda istediklerini elde
edemeyenler, verdiği demokratik yarışın dışında kalanlar,
bazen gücenir ve
küser. Bazen de nerede ise bu yarışı
feodal bir kavgaya dönüştürerek, kendi siyasi
kariyerinin çizilmesine
neden olur. Ama bu yaklaşım doğru ve
ilkeli bir davranış yöntemi değil. Böyle düşünenler,
siyasal yaşamın
uzun soluklu bir yol olduğunu asla
unutmamalıdır. Yoksa parti içinde küçük olsun benim
olsun diyen,
oligarşik bir yapı oluşturanlardan
hiçbir farkları olamaz. Yaşamın gerçeklerine bakacak
olursan, insan doğasında
sahip olma duygusu vardır. Bu nedenle siyasete giren elbette
baş olmak ister.Bu da oldukça doğal bir durumdur.
Siyasette her şey düşünüldüğü gibi olmayabilir. Aksi
durumlarda parti ve toplumsal çıkarları düşünerek
hareket edilmelidir.Yoksa ben olmazsam olmaz demek olur
ki, buda çirkin ve doğru olmayan bir yaklaşımdır.
Çağdaş olan ve
demokrasiye gerçekten inanan bir
politikacı, İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına
batırmak durumundadır.
Unutulmamalıdır ki; parti içi
mücadelelerde kazanım, bazen başarıyı getirmez. Başarı
açılımlarla birlikte,
parti içi muhalefet dâhil tüm
kesimleri kucaklamaktan geçer. Siyaset ve politikanın içinde olmak,
toplumu yönetmek
için aday olmak her yurttaşın doğal
hakkıdır.Ancak ilkeli, tutarlı ve lider
politikacı olabilmek için
birtakım nitelikler gerekmektedir.
Benim kanımca lider genellikle motive edici,
etkileyici, güzel örnekler
verebilen ve yol gösteren kişidir.Liderlik yapmanın gerekleri arasında
insanı etkileme
gücü, hedef ve kitlelerle iletişim
içinde olması gerekir, Bu nitelikleri özetle üç
ana başlıkta toplayabiliriz.
Bunlar, kişilikli olmak, bilgili ve
kültürlü olmak, söz söyleme ve ikna etme
kabiliyetine sahip bulunmaktır.
Kişilikli olmakta amaç: Sağlam
karakterli olmak: Politikacı özüne, sözüne
güvenilir, hak ve adaleti
topluma eşit dağıtan, prensip
sahibi, kararlı ve yürekli olmalıdır.Toplumsal çıkarları öne almak:
Toplumsal çıkarları,
kişisel çıkarların her zaman üstünde
tutmak, politikayı geçim kaynağı, mevki ve makam olarak
değil, topluma
hizmet olarak görmek gerekir. Politikacı Medeni cesaret sahibi
olmalıdır: Halk değimiyle, politikacının mangal gibi
bir yüreği olmalıdır. Gerektiğinde olayların ve
haksızlıkların üstüne, üstüne gitmekten asla
çekinmemelidir. Eleştiri ve özeleştiriye açık olmalıdır. Kısaca; siyasi
partiler çağdaş demokrasinin temel taşı ve olmazsa
olmaz kurumlarıdır.
Siyaset yapanlar da bu kurumlarda
ülke insanlarının aydınlık gelecekleri için mücadele
verirler. Ülkenin
dehası ve çocuklarımızın geleceği
için genç, yaşlı,kadın ayrımı yapmadan herkesin
siyasi partilerin içerisinde
yer alıp ülke yönetimine katkı
sunmalıdır. Bu nedenle siyasi yaşamda başarı
elde edebilmek
için herkes, ama herkes
sorumluluğunu taşımak zorunda ve siyasi varlığına sahip
çıkmalıdır.