Anasayfa | Online Gazete | İletişim | XML/rss


YGS , İkna Ve Murdar… - BESTSPOR.com






Galip ÇUKURLU
Alaçatı ilçe olmalı
Kasım GÜNDÜZ
Devlet Dili...
Selamettin BAYINDIR
Sütü sulandırmayalım
Ertan Sayın
Kaçak binalar başa bela!
Metin Aztekin
HADİ BAKALIM KOLAY GELSİN !
Feyzi Hepşenkal
En “aylı” kim?
Mehmet Toptaş
AKP DEN SATILIK CAMİ
Osman Özeker
MİLLİ MÜCADELE DE İLK KURŞUNU KİM ATTI
Hamdi Türkmen
Vallahi unutmuşum...
Akın Kazançoğlu
IZTO HEYETI SLOVENYADA
Yrd.Doç.Dr.Yiğit KAZANÇOĞLU
AİLE İŞLETMELERİ VE KURUMSALLAŞMA
Fettah Güventürk
KOBİLER , TARIM ve İHRACAAT ….
Av.Burhan Güneş
SON GÜNLERDE NELER OLUYOR
Mahmut Evren
ZAMANE TOPLARI…
Sevgi Molva
SÖZ KONUSU KARŞIYAKA İSE...
Fatih Yığınlı
TELEVİZYONUN HAYATIMIZDAKİ VE ETKİNLİKLERİ
Ali Talak
Kışın 5 bin,yazın 150 bin kişiye hizmet vermek
Serkan Güzel
“SOR”
Prof. Dr. Harun Uysal
Dünya süt gününe sorunlarla giriyoruz


En Çok Okunan Haberler
Kadınlara sağlıklı yaşam dersi
MONTENEGRO(KARADAĞ)DAN EXPO SÖZÜ
ZEYTİNYAĞINDA %100 GÜVENCE
BİR ASIRDIR BULUŞUYORLAR
Temiz Konak’ın gücüne güç katıldı
“Kardeşlik Türküleri”
DİNANİZMİNE BORÇLU
‘Bu bayramın adını onlara ezberlettireceğiz’
İzmir Kayıkları 19 Mayıs için yarıştı
MECLİS ÜYELERİNİ YEMEKTE AĞIRLADI
YGS , İkna Ve Murdar…

Süte sinek düştü!

 Rahmetli babaannem koca süt kazanındaki sütü yayla evimizin yanından akan suya boşaltınca çok şaşırmıştım. Çünkü o koca kazan dolsun diye verilen emeğin bizzat içinde rolüm vardı. Sabahın en erken saatinden akşamın geceye kavuştuğu karanlığa kadar otlatılan hayvanlarımızı aynı gece sağar ve o kazanda bütün sütü toplardık. Ertesi sabah hayvanlar tekrar otlamaya çıktığında süte yapılacak muamele başlardı. Neyse uzatmayayım; doğal olarak babaannem koca kazanı suya dökünce, bende şaşkın şaşkın sorunca şöyle  cevabı da çok merak ediliyor. Rahmetli cevap verdi : “süte sinek düşmüş, murdar oldu.”

 İşte o emek, murdar yani pis oldu, haram oldu düşüncesiyle tereddütsüz dökülüyordu. Onca emek murdar oldu diye heba ediliyordu. Düşününce pek de mantıklı gelmiyor insana. Bana göre o dönem yaşayanlar sanki daha hassas, daha adaletli, daha merhametliymiş. Yaptıkları işin doğru olmadığı fikrindeyseler kendileri için istemediklerini, başkalarına asla reva görmüyorlardı.

 Geçtiğimiz günlerde  1 milyon 700 bin evladımızın hayatını şekillendirecek bir sınav gerçekleşti. Büyük bir stres ve sorumlulukla sınava giren geleceği emanet edeceğimiz nesil, aniden bir  “şifre“ skandalıyla karşı karşıya kalıverdi.

 İnanılmaz bir hayal kırıklığı, umutsuzluk, güvensizlik gibi pek çok kaygıyı barındıran bir duygu yumağı hepsinin içinde egemen oldu. Haksız da değiller aslında. Yıllarca o sınava hazırlanacaksın, ardından bakacaksınki hak etmeyen bir sürü insan şifre tekniğini biliyorsa hayallerinde bile olmayan fakültelere yerleşiverecek. Bunun bırakın gerçek olmasını, hayali bile korkunç.

 ÖSYM Başkanı, kendisinin bile inanmakta zorlanacağı bir açıklama yapıyor. Bu açıklamaya devletin kurumlarına sahip çıkma hissiyatı ve hassasiyetiyle ilk önce sayın Cumhurbaşkanımız, ardından da hükümetimiz “ikna olduk” şeklinde kamuoyunu rahatlatma cümlesi kuruyorlar.

 Evet, reaksiyonel olarak böyle demelerini anlarım. Onlar ikna olmasalar bile ikna olmuş gibi davranabilirler. Peki ya sınava giren 1 milyon 700 bin gencimiz ve onların aileleri? Acaba onlar ikna olabilirler mi?

 Hiç sanmam. Bir kere süte sinek düşmüş. Murdar olmuş bu sınav. Bu konuda ısrar etmek mantıksızlıktan öteye gidemez.

 Bir önceki ÖSYM Başkanı öyle şeyler ima ediyorki akıllara zarar. E anlat o zaman kardeşim. Neymiş korkutuğu için susmuş ve hala daha da korkuyormuş. Yazıklar olsun. Devlet sizi o koca makamlara getirirken korkun diye mi getirdi? Masumun hakkını korumanız, adil olmanız için o makamları işgal etmediniz mi? Haksızlığa boyun eğmek için mi yılan bana dokunmasında isterse binlerce yıl yaşasın mantığıyla hareket ettiniz?

 İddiaların en vahimlerinden biri de bilmem kaçbin dolara bilmemne üniversitesi satmışlar! Eğer bu da doğruysa –ki umarım külliyen yalandır- vay hailimize.

 Bu durumda bana göre yapılması gereken ilk iş sınavı iptal etmek, yerine bir sınav yapmamak, bir seferliğine 2. sınavda alınan sonuçlara göre çocuklarımızı üniversitelere yerleştirmektir. Tekrar bir daha o çocukları sınava sokmak, onlara yapılacak en büyük zulüm olacaktır.

 



Sayfayı Yazdır - Yazıyı Arkadaşlarına Yolla


Yazarın Diğer Yazıları
» Devlet Dili...
» Eğitim - Öğretim…
» Eğitim - Öğretim…
» Organize Kalkınma…
» Yeni Ticaret Yasası…
» Fransız Olmak...
» Ermeni Meselesi…
» Eğitim Şart…
» Medya…
» Anayasa…
» Güçlü Türkiye…
» Ramazan Klasiği…
» Hayırlı Ramazanlar…
» Dalkavuk-luk…
» Adam Olmak…
» Zor İş!...
» YGS , İkna Ve Murdar… (Şu an okuyorsunuz)
» Aday Adayı…
» İdeolojik Yaşam…
» Profesyonellik…
» Alkışlar Karsan’a...
» Dizi Filmler…
» Tek Yumruk...
» Ankara…
» Teknolojik Hayaller...
» Tecelli…
» “ CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR ”
» Dil Bayramı...
» Mütekabiliyet...
» Zafer Haftası…
» Başarının Getirdikleri !
» Sorulara Cevaplar…
» ADALET VE AHLAK…
» İnat ve Israr
» Matematik…
» Artık Çok Kolay !
» Vah Sayın Patrik,Vah…
» Abesle İştigal…
» Güzel İzmir…
» Kruvaziyer Turizmi

Anasayfa - İletişim - Rss/XML