Süte sinek düştü!
Rahmetli babaannem koca süt kazanındaki sütü yayla evimizin
yanından akan suya boşaltınca çok şaşırmıştım. Çünkü o koca kazan dolsun diye
verilen emeğin bizzat içinde rolüm vardı. Sabahın en erken saatinden akşamın
geceye kavuştuğu karanlığa kadar otlatılan hayvanlarımızı aynı gece sağar ve o
kazanda bütün sütü toplardık. Ertesi sabah hayvanlar tekrar otlamaya çıktığında
süte yapılacak muamele başlardı. Neyse uzatmayayım; doğal olarak babaannem koca
kazanı suya dökünce, bende şaşkın şaşkın sorunca şöyle cevabı da çok merak ediliyor. Rahmetli cevap
verdi : “süte sinek düşmüş, murdar
oldu.”
İşte o emek, murdar yani pis oldu, haram oldu düşüncesiyle
tereddütsüz dökülüyordu. Onca emek murdar oldu diye heba ediliyordu. Düşününce
pek de mantıklı gelmiyor insana. Bana göre o dönem yaşayanlar sanki daha
hassas, daha adaletli, daha merhametliymiş. Yaptıkları işin doğru olmadığı fikrindeyseler
kendileri için istemediklerini, başkalarına asla reva görmüyorlardı.
Geçtiğimiz günlerde 1
milyon 700 bin evladımızın hayatını şekillendirecek bir sınav gerçekleşti.
Büyük bir stres ve sorumlulukla sınava giren geleceği emanet edeceğimiz nesil,
aniden bir “şifre“ skandalıyla karşı karşıya kalıverdi.
İnanılmaz bir hayal kırıklığı, umutsuzluk, güvensizlik gibi
pek çok kaygıyı barındıran bir duygu yumağı hepsinin içinde egemen oldu. Haksız
da değiller aslında. Yıllarca o sınava hazırlanacaksın, ardından bakacaksınki
hak etmeyen bir sürü insan şifre tekniğini biliyorsa hayallerinde bile olmayan
fakültelere yerleşiverecek. Bunun bırakın gerçek olmasını, hayali bile korkunç.
ÖSYM Başkanı, kendisinin bile inanmakta zorlanacağı bir
açıklama yapıyor. Bu açıklamaya devletin kurumlarına sahip çıkma hissiyatı ve
hassasiyetiyle ilk önce sayın Cumhurbaşkanımız, ardından da hükümetimiz “ikna
olduk” şeklinde kamuoyunu rahatlatma cümlesi kuruyorlar.
Evet, reaksiyonel olarak böyle demelerini anlarım. Onlar
ikna olmasalar bile ikna olmuş gibi davranabilirler. Peki ya sınava giren 1
milyon 700 bin gencimiz ve onların aileleri? Acaba onlar ikna olabilirler mi?
Hiç sanmam. Bir kere süte
sinek düşmüş. Murdar olmuş bu sınav. Bu konuda ısrar etmek mantıksızlıktan
öteye gidemez.
Bir önceki ÖSYM Başkanı öyle şeyler ima ediyorki akıllara
zarar. E anlat o zaman kardeşim. Neymiş korkutuğu için susmuş ve hala daha da
korkuyormuş. Yazıklar olsun. Devlet sizi o koca makamlara getirirken korkun
diye mi getirdi? Masumun hakkını korumanız, adil olmanız için o makamları işgal
etmediniz mi? Haksızlığa boyun eğmek için mi yılan bana dokunmasında isterse
binlerce yıl yaşasın mantığıyla hareket ettiniz?
İddiaların en vahimlerinden biri de bilmem kaçbin dolara
bilmemne üniversitesi satmışlar! Eğer bu da doğruysa –ki umarım külliyen
yalandır- vay hailimize.
Bu durumda bana göre yapılması gereken ilk iş sınavı iptal
etmek, yerine bir sınav yapmamak, bir seferliğine 2. sınavda alınan sonuçlara
göre çocuklarımızı üniversitelere yerleştirmektir. Tekrar bir daha o çocukları
sınava sokmak, onlara yapılacak en büyük zulüm olacaktır.