“ Aday adayı “ adı , bana hiç sevimli gelmeyen bir kavram.
Aday olmaya aday. Bu tanım bende sanki gizli bir aşağılama
izlenimi uyandırıyor.
Biz aslında milletçe kavramlara pek de takılmayan bir yapıya
sahibiz. Ama şekilcilikde en ileri saflardayız.
Demokratik sistemlerde ülkeleri parlamenterler yönetir. Bu
işe talip olanlar ise değişik niteliklere sahip kişilerden oluşur. Oluşmalıdır,
çünkü doğrusu budur.
Mevcut seçilmişlerin yeni seçimlerde tekrardan bu işe talip
olmaları için geçmişte yaptıkları işleri gözden geçirmeleri bana göre ilk şart
olmalıdır. Sadece o kimliği taşımak için milletin vekaletine talip olmak son
derece kişiliksiz bir davranış olur.
Seçilme evresinde mangalda kül bırakmaz laflar edip,
seçildikten sonra vekaletini aldığı insanların yaşadığı kente dahi gelmeyen o
kadar çok vekil varki saymakla bitmez.
İşte güzel İzmir’imiz
bu kentlerin başında geliyor.
Seçimlere çok az bir süre kalan şu günlerde adayları
belirleme çalışmaları son hızla devam ediyor. Bütün siyasi partileri bir telaş
almış durumda. Ama bu telaş nitelikli aday seçiminden çok, imtiyaz elde etmek
için kendilerine “ torpil “ yapacak üst düzey yöneticilere gidip yağ çekme
biçiminde devam ediyor.
Evet, söylerken bile utanıyorum ama gerçek bu.
Şu anda parlamentomuzda İzmir Milletvekili sayısı 24. Mevcut
24 Milletvekilimizin 10’u CHP’den, 9’u AKPARTİ’den, 4’ü MHP’den. 1
Milletvekilimiz de bağımsız. Bu seçimlerde vekil sayımız 26’ya yükseliyor. Bu
sayı aslında 2 vekil çıkaran illeri düşünürsek 13 ilin millet vekilinine
dektir. O yüzden de 26 sayısı çok önemlidir.
Şimdi bütün İzmirliler olarak lütfen kendimize soralım: Vekillerimiz İzmir için ne yaptılar? Bu
vekillerimize bir karne versek hangisi sınıfı geçecek notu alırdı?
Geçenlerde çok önemli bir partimizin il başkanı diyorki:”
aday adaylarını önce ben kontrol edeceğim. Ayakkabısı boyasız, traşı düzgün
olmayan adayı Ankara’ya göndermeyeceğim.”
Bu nasıl bir aday seçme kriteridir Allahaşkına?
Partisi ne olursa olsun İzmir’in tüm adayları önce kentini
tanıyan, kentin sokaklarında dolaşmaktan rahatsız olmayan, yedi dünyayla
barışık, sevilen ve İzmir için gece-gündüz çalışacak insanlardan oluşmalıdır.
Yani ayakkabısı boyasız diye bir il başkanının inisiyatifiyle aday
belirlenmemelidir. Kaldıki zaten o şekilde biri, asla vekil adaylığına
soyunmaz.
“ Aday adayı” tanımlamasındaki gizli aşağılama var derken
bunları kastetmeye çalışıyordum. Gazetelerden gördüğüm kadarıyla şu ana kadar
aday olmaya istekli kişilerin büyük bir bölümü vekil olmak için çok münasip
insanlar. Güzel İzmir’imiz için hayırlı olması en büyük dileğim. Parti ayırımı
yapmadan çok sesli değil, sanki solo şarkı söylermiş gibi tek ses çıkaran
kişilerin oluşturduğu bir İzmir korosu inşallah belirlenir ve bizi hak
ettiğimiz şekilde temsil ederler.