Mehmet
Ali Çelebi Askeri Liseyi birincilikle bitiriyor. Harp Akademisini ise
dördüncülükle bitirerek, Kara teğmen pilot olarak orduda görev yapmaya başlar.
20 Eylül 2008 tarihinde İkinci Ergenekon
dalgasında “Ergenekon terör örgütü üyesi olmak ve Hizb-ut Tahrir örgütüyle
irtibata geçerek darbe hazırlığı yapmak” iddiasıyla tutuklanır. Teğmen Mehmet
Ali Çelebi 29 aydır da tutuklu olarak Silivri cezaevinde yatmaktadır.
Hizb-ut Tahrir örgütünün içine sızarak darbe
yapmakla suçlanan teğmen hakkında savcılar “ömür boyu müebbet hapis”
istemektedir.
Halen yargılaması devam eden Teğmenle
ilgili öyle bir gelişme oldu ki ortaya çıkan gerçek akıllara durgunluk
vermektedir.
Tutuklama esasında teğmenin el konulan cep
telefonuna sonradan emniyetçe 139 telefon numaransın eklendiği ve bu
numaraların birçoğunda Hizb-ut Tahrir üyelerine ait olduğu ortaya çıkmıştır.
Teğmen Hizb-ut Tahrir üyeleri Kurtça
Bektaş’la,25 kez, Süleyman Solmaz’la ise 90 kez görüştüğü iddiası
bulunmaktadır.
Son gelişmeyle Teğmenin bu kişilerle
telefon görüşmesi yapmadığı ortaya çıkmış, zor durumda kalan emniyet ise
yapılan sahtekârlığı araştırması gerekirken teğmenin cep telefonuna yapılan
yüklemenin “sehven” yapıldığını açıklayarak “suu görmemezlikten gelme” yolunu
seçmesi ise çok düşündürücüdür.
Hakkınızda ortaya atılan bir suçlama ile
ilgili olarak emniyete götürülüyorsunuz, emniyetçe telefonunuza el konuluyor,
sonra Emniyetteki bir takım yetkililer sizin telefonunuza bir terör örgütü olan
Hizb-ut Tahrir üyesi Mahmut Oğuza ait olan 139 adet telefon numaralarının
kaydını gerçekleştiriyor ve savcıda bu kayıtlara dayanarak sizi mahkum ediyor.
İşin ilginç yanı bu 139 numaranın
içersinde, “eşim, kaynanam, eniştem, kayınpeder” gibi isimler kayıtlı. Tutuklu
teğmen bekârdır ve bu isimlerin hiç birisini de tanımamaktadır. Mahkemede hâkime
verdiği ifadede teğmen “bu isimleri tanımadığını ve kendisinin de bekâr
olduğunu” beyan eder.
Teğmenin bu ifadesi üzerine mahkeme heyeti
cep telefonu bilgilerin TİB (Telekomünikasyon İletişim Bakanlığı) den
istenmense karar verir, TİB’den gelen bilgilerde ise Teğmenin cep telefonuna bu
139 numaranın sonradan yüklendiği ortaya çıkar.
Konuyla ilgili bir basın toplantısı
düzenleyen CHP Konya Milletvekili Atilla Kart yaptığı açıklamada 2008 yılında gözaltına alınan Teğmen Mehmet
Ali Çelebi’nin, polislere teslim edilen cep telefonuna, "delil yükleme ve
suç yaratma" eylemi gerçekleştirilerek 139 görüşme yüklendiğini, bunun TİB
sonuçlarından da anlaşıldığını öne sürdü. Kart, TİB sonuçlarına göre,
Çelebi’nin telefonuna sonradan kaydedilen 139 numarayla ilgili ortada hiçbir
iletişim kaydının olmadığını söyledi. Atilla Kart “Şüpheliye iftirada bulunmuşlardır. Üretilen bu deliller gerekçe
gösterilerek, Teğmen Çelebi 2 yılı aşkın süredir tutuklu yargılanmaktadır.
Emniyet içinde örgütlenen, devlet nüfuzunu organize bir şekilde kullanan ve en
önemlisi, hem bürokratik hem de siyaseten himaye edilen bir örgüt vardır"
diye konuştu.
CHP milletvekili Atilla Kart’ın da ifade
ettiği gibi 29 aydır tutuklu bulunan teğmenle ilgili emniyette “sehven”
yüklendiği iddia edilen 139 konuşma ve telefon rehberi sahtekârlığının hesabını
kim verecektir. Bu olay toplumda herkesin aklına “devletin nüfusunu kullanan
bazı yetkililerin yetkilerini aşarak kimileri hakkında delil üretme yoluna
saptığını, bu olasılığın her zaman olabileceğini” düşündürmektedir.
Böyle bir şüphe dahi bir hukuk devleti olan
bu ülkeye ve devlete büyük bir zarar getirmekte, hukukun üstünlüğüne olan
inançlar zayıflamaktadır.
Tür Ordusun başarılı genç bir subayına
yapılan bu hukuk dışı uygulama toplum vicdanını sızlatmıştır.
Temennimiz ve dileğimiz bir an önce genç
teğmene yapılan bu yasa dışı delil yaratma girişiminde bulunanlar su yüzüne
çıkarılarak hesap sorulmasıdır
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Afyonkarahisar
Kolordu Dairesinde subaylarına konuşmaktadır ve subaylarını uyarmaktadır:
“Bir milletin ordusunu imha etmek için
mutlaka subayları mahvetmek ve aşağılamak lazımdır” demektedir. Son dönemlerde
ordu üstünde oynanan oyunlara bakılınca Atatürk’ün sözlerin ne kadar doğru
olduğu görülecektir.