“Öfkede bir sanattır”! diyen Başbakan, son
günlerde olur olmaz her şeye öfkelenmeye, sakinliğini kaybetmeye başladı.
Üniversite öğrencilerinin öğrenim hakları
ile ilgili talepleri ve eylemleri karşısında sinirlenen Başbakan;
-“Bu olaylar organizedir ve arkasında terör
uzantıları vardır” diyerek hüküm vermiş ve öfkesini göstermişti.
Yine Sayın Başbakan’ın Kars ziyareti
esnasında henüz tamamlanmamış olan “insanlık heykelini” gördüğünde, heykele
“ucube” yaftasını vurması ise yine büyük tartışmalara neden olmuştu.
Kars’da ki heykeli yaptıran eski AKP
Belediye başkanıdır. Şu anda da yine bir AKP’li başkan kenti yönetmektedir.
Başbakanın “ucube benzetmesini gelen
tepkiler üzerine yumuşatmaya çalışan Kültür Bakanı Ertuğrul Günay;
-“Sayın başbakan heykele ucube dememiştir, çevredeki
görüntüleri kastetmiştir” açıklamasını yapmasına yaptı ama Sayın Başbakan
dürüst davranarak “ben heykeli kastettim” diyerek, kendi Kültür Bakanına futbol
terimiyle “güzel bir çalım” atmıştır.
Kars’da ki heykel tartışmaları devam
ederken İzmir’in Karşıkaya Metropol İlçe Belediye Başkanı Akyan Durak
Karşıyakalılar adına heykele sahip çıkarak talip olmuş ve Karşıyada
değerlendirileceğini ifade etmiştir.
Karşıyaka Belediyesinin bu anıta talip olması
Başbakanı yine öfkelendirmiş, yaptığı açıklamada bir Başbakan’a yakışmayacak
ifadelerde bulunmuştur.
-“Bakın anıta Karşıyaka Belediyesi talip
oluyor, alın o anıtı en uygun yere koyun!”
Sayın Başbakanın bu ifadesine benim gibi
tüm İzmirliler, Karşıyakalılar, hatta tüm Türkiye bir anlam verememiştir.
Başbakanın “Alın bunu en uygun yere koyun”
sözleri bende son günlerde ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın bir reklam filmini
anımsattı.
Stad düzenlemelerinden sorumlu kişiye
herkes bir şeyleri ne yapacağını nereye koyacağını soruyor, elinde köşe direği
olan bir işçi soruyor “Bu direği nereye koyayım”,
Sayın sorumlu cevap verecek, ağzından
kelimeler dökülüyor, “Onu da bana mı soruyorsun, al onu uygun…..” gerisini
getirmeye ne cesareti var, nede gücü.
Başbakanımız ise cesaretli ve güçlü olduğu
için çekinmeden lafı yapıştırıyor.
İlginç bir olayda güzide kulübümüz GS TT
Arena stadyumunun açılışında yaşandı. Yaklaşık 50 bin kişi tarihe eşlik etmek
üzere Aslantepe’ye koşarak bu açılışa katıldı. Gösteriler, müzik, her şey
güzeldi, sıra açılışa gelimişti.
Sayın Başbakanımızda açılışa davetliydi.
Gerçektende bu stadın yapılmasında büyük özveride bulunmuştu, en azından bir
teşekkür bekliyordu.
Ama olmadı, merasim devam ediyor, Toki
Başkanı gereksiz ve GS camiasını üzecek beyanlarda bulunmuştu, Seyirci
“yuhalamaya ve ıslıklamaya” başlamıştı.
Ardından kürsüye gelen Başbakanda bu
protestodan nasibini aldı, Başbakan sinirlendi, daha fazla tahammül edemedi ve
stadyumu terk ederek tepkisini ortaya koydu.
Stadyumda yapılan protesto spontane bir
gelişmeydi ve arkasında organize bir güç yoktu. Ancak Başbakan bu olaya çok
içerlemişti ve öfkesini de “henüz anlaşmalar imzalanmadı, bu stadyumda GS
camiasının bir tek Allahın kuruşu yok” sözleriyle de yine “halet-i ruhuyesini
ortaya koyuverdi.
TT Arena açılışında Başbakan’a “ayıp
edilmiştir” bu konuda suçlu aranıyorsa başta GS yöneticileridir. TOKİ Başkanını
kürüyse çıkartarak büyük bir hata yapmıştır.
Demokrasiyle yönetilen her ülkede bu tür
tepkiler normaldir, Kimse bu tepkilerden başka anlamlar çıkarmamalıdır.
Bu arada Başbakanımızı rahatlatacak bir
araştırma sonucunu da burada sizlerle paylaşmak istiyorum.
Türkiye’nin 17 büyük kentinde 2700 taraftar
arasında yapılan araştırmada, taraftara hangi partiye oy verdiği sorulmuş, Trabzon
seyircisinin % 57 AKP, İstanbul seyircisinin % 53 ise yine AKP’ye oy verdiğini
ifade etmiştir.
Sonuç olarak Sayın Başbakanımız fazla
üzülmesin, kendisinin de ifade ettiği gibi “At denize balık bilmezse Halık
bilir”.