ABD'deki
Carnegie Enstitüsü Küresel İklim Bölümü bir araştırma yapmış. Araştırmasının
konusu tarih boyunca önemli olayların iklime etkisiymiş. Araştırmanın sonucuna göre,
Moğol istilası yerküreyi soğutmuş ve 700
milyon ton civarında karbonu atmosferden temizlemiş.
Cengiz
Han’ın dünyanın yüzde 22’sini fethi 40 milyon civarında insanı öldürmesi ile
gerçekleşmiş. Bunun sonucunda da sürülemeyen tarlaların ormana dönüşmesi ile
yeni oluşan ormanlar sayesinde
atmosferden daha fazla karbonun temizlenmesini sağlamış.
Avrupa’daki veba
salgını ve Çin’deki Ming hanedanının yıkılışı gibi olaylarda aynı Cengiz Han’ın
fetihleri gibi yeni ormanların oluşmasına sebep olmuş.
Kısacası,
tarihteki toplu ölümler bugün bizlerin ve bizden sonrakilerin yaşanabilir bir
dünyaya sahip olmamızı sağlamış.
Cengiz Han
tarihteki en önemli savaşçılardan biriydi. Fetihler yaparak iktidarını
yaymanın, daha uzun yaşamak için öldürmenin gerekliliğine inanmış biriydi.
Ama artık
fetihler bu şekilde yapılmıyor. Kuvvetin,iktidarın yegane temsilcisi artık
para. Artık fetihler para ile yapılıyor ve en çok parası olan dünyaya
hükmetmeye çalışıyor. Bu savaşın adına ihracat savaşı deniliyor.
İhracatında en
çok para kazananlar fetih yapmışçasına kazanç elde ediyorlar. Örneğin Hindistan
dünyanın hizmet ihraç eden en önemli ülkesi. Matematiği Latince öğrenmeleri
sonucu bilgisayar dilini çok iyi bilmeleri, onlara yazılım yapmayı ve bu
yazılımlarla da dünyanın en önemli şirketlerine muhasebe hizmeti satma şansını
yarattı. Beyin gücüyle çok paralar kazanmanın tadını çıkarıyorlar.
Eskiden bizde
Brezilya menşeili dizi filmler pek revaçtaydı. 1992’ de askere gittiğimde
annemin izlediği Brezilya dizisinde bir kızı ölmeden mezara koyuyorlardı. Kızın
ölüp ölmediğini, mezara koysalarmı koymasalar mı diye tartışıyorlardı. 4 ay
sonra izine geldiğimde annem hala diziyi seyrediyordu ve kızı yanlışlıkla gömdüklerini
anlayıp mezardan çıkarıyorlardı. Lastik misali uzattıkça uzatıyorlar,4 ayda 1
günü anlatıyorlardı.
Sonra, biz yerli
dizileri çekmeye başladık. Çıraklık evresini hızla geçtik. Deneme yanılma ile
en ucuzundan en pahalısına diziler çektik. Tutan dizileri uzattıkça uzattık,
tutmayanları çöpe attık.
Arap yapımcılarr
bizim dizileri beğendiler,ithal ettiler. Sonrasında dizilerimiz Arap dünyasınca
da çok beğenildi. Bizim sanatçılarımıza
büyük ilgi göstermeye başladılar. Dizi kahramanları gösterimde oldukları
ülkelere ziyarete gittiklerinde izdihamlar yaşandı.
Arap
Ülkelerinden sonra Avrupa seferi başladı. Örneğin ,Türkiye’de gösterildiğinde
büyük ilgi gören “ Binbir Gece “ ilk olarak Yunanistan’a satıldı. Ardından
Sırbistan,Hırvatistan,Bosna Hersek, Karadağ’a ihraç edildi.
Sonra Slovaklar
aldılar diziyi. ABD’nin ünlü gazetesi Wall Street Journal “Slovakları ekranlarına yapıştıran dizifilm” diye bir başlık atarak
Çek Cumhuriyeti’nde de dizinin yayınlanacağı haberini yazdı.
Ülkelerin
tanınmasında, kendilerini doğru ifade edebilmelerinde kullanılacak en önemli
unsurların başında görsel sanatlar gelmektedir. Mesela ABD bunu en iyi ve yerinde kullanan ülke
konumundadır.
Dizifilmlerle
geldiğimiz bu nokta çok önemlidir. Büyük bir fırsattır. Ülkemiz için bu fırsatı sonuna kadar en doğru şekliyle
kullanmak zorundayız.
kasimgunduz35@gmail.com