Eti budu belli olan, ikinci el arabanın üstüne
çıkamayanlardanım. Eskiden bizim gazetedeki küçük ilanlarda, çeşitli
noktalardaki serbest oto pazarlarında arardım müstakbel arabamı. Bu kez
arkadaşların baskısıyla Otokent'e uzandım. İyi de yapmışım, aradığım arabayı
bütçeme uygun fiyatla buldum, mutluyum.
Eğer siz de aldanmadan, kazıklanmadan, içinizin rahat edeceği bir arabayla
buluşmak istiyorsanız öncelikle Otokent'i bir ziyaret edin. 400'e yakın
galeride her marka her model, ikinci el olmasına rağmen gıcır gıcır arabalar
sizi bekliyor.
Bağımsız ekspertiz merkezi var Otokent'te. Güven sağlama merkezi de
diyebiliriz. Dışarıda 150 liraya yapılan testi orada 50 liraya yaptırıyorsunuz.
Beğendiğiniz otomobil kusursuz mu, yaralı mı, tamir görmüş mü, boyanmış mı
oracıkta hemen öğreniveriyorsunuz.
170
MİLYON DOLAR
Bir başka güven merkezi Otokent yönetimi ve yönetimin başı Yılmaz Akın. Yılmaz
Bey 2008'de seçilmiş. Bakın 2,5 yıl içinde neler yapmış; Büyükşehir ve Buca
belediyelerinde yıllardır sürüncemede bekleyen tapu sorununu çözererk üyelerine
moral aşılamış. Türkiye'nin en büyük ve en modern trafik tescil bürosunu
kurdurmuş. Taşıtlar Vergi Dairesi şubesini büyütmüş, PTT şubesi açtırmış,
Vakıfbank'a şube açtırmış. Misafirler için özel otoparklar, havuzbaşında kafe,
restoran ve dinlenme mekanları var. Şimdi sıra noterde.
Burası Türkiye ve Balkanlar'ın en büyük ikinci el oto ticaret merkezi. Hafta
içi günde ortalama 2-3 bin kişi giriş çıkış yapıyor. Hafta sonlmarında bu rakam
5 bini buluyor. İzmir ekonomisine yaptığı katkı da azımsanacak gibi değil.
Kayıtlara göre geçtiğimiz yıl 170 milyon dolarlık alış veriş oldu.
Yılmaz Akın'a, "Bütün bunlar güzel ve bu güzellikleri vatandaşa aktaralım.
Ancak yarınlarda burada aldatılan, kazıklanan olursa beni de seni de yerin
dibine sokarlar" diyecek oldum. Ağzından kocaman bir kefilim yanıtı çıktı.
İnşallah o da, bu yazıyı yazan kişi olarak ben de mahcup olmayız.
Bodrumlular
Kocadon'un adaylığını istemiyor
Demokrasi tarihimizin muhteşem arması DP'nin bugünkü hali yürekler acısı,
malum. Hafta sonunda kongresi var. Genel başkan adaylarından biri bizden biri,
Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon.
Kocadon ciddi mi yoksa şöhret tazelemek için mi böyle bir atak yaptı
bilmiyorum. Ama söylemleri iddialı. "Demokrat Parti'siz Meclis olmaz,
olursa da, bugünkü gibi tadı tuzu olmaz. Tayyip Erdoğan'ın rakibi yok. O'nun
karşısına onun gibi genç ve dinamik bir rakip lazım" diyor. Tabii, sözünü
ettiği genç ve dinamik rakibin kendisi olduğunu söylemeye gerek yok.
Kocadon'un adaylığını ciddiye alan Bodrumlular ve Bodrumlu yazlıkçılar bu işe
karşı. Olur a, hiç kimse aday olmaz genel başkanlık Kocadon'un üzerinde kalır
diye düşünenler var.
Gerçekten böyle bir senaryo gerçeğe dönüşürse olan Bodrum'a olur. Bodrum'dan
parti yönetilmeyeceğine göre Kocadon mecburen Ankara'ya taşınır. Cebindeki
birbirinden güzel Bodrum projeleri de çöpe gider.