Girişimcilik sonucunda; ekonomik
hayatımıza katılan; Kobilerin müspet yön ve avantajlarını defalarca dile
getirdik. Ancak her geçen gün nüfusun artışına paralel iş ve aş gereksinimi, daha çok üretmek ve ürünlerimizin çoğunu ihraç etme mecburiyeti; Kobilerin ve tarımın
önemini stratejik boyuta taşımıştır.
Bir dönemlerin evlerini saat
imalathanesi gibi kullanan İsviçre,
bugünün karınca misali geniş bir nüfusa sahip, asgari bir ücretle, global bir devlet desteği sonucunda mucize yaratan bir Çin , daracık ve çöl toprağı alanları ile tarım da mucize yaratan İsrail ve Hollanda gibi ülkelerin temelinde; girişim, iş, çalışma, teknoloji, birliktelik, destek, üretim ve ihracat
yatmaktadır. Her ne kadar Kore benzeri bir
fırsatı geçmiş dönemlerde kaçırmış olsak bile ülkemizin; 1950-1960’ lardan sonra başta tarım, demir çelik, otomotiv, tekstil gibi sahip olduğumuz lokomotif sektörler ile geldiğimiz konum zaman zaman demokrasimiz
deki kesintilere rağmen son yıllarda
yakalayabildiğimiz istikrarlı
dönemler kayıplarımızı tekrar kazanabilmek için bir
fırsat olabilir.
Başta TARIM potansiyelimiz olmak üzere; çoğunluğu girişimcilik özelliği taşıyan genç nüfusumuz, dış
ülkelerde yaşayan tecrübeli ve birikimli kardeşlerimiz ile tüm dünya da oluşan müspet ikili ilişkileri kullanarak arzu
edilen kalkınma boyutunu tekrar yakalayabiliriz.
Bu amaca ulaşabilmemizin bilinen ama tam kullanmadığımız yolları tekrar
özetlersek;
-
Milletçe çok çalışmak, üretmek, tasarruf etmek, ihraç etmek
-
ÜRETİME ( her kademe de) destek vermek,
-
TARIM ve Tarıma dayalı sanayilerimizi olması gereken
boyuta getirmek,
-
KOBİ ‘lere, girişimcilere, destek olmak, her boyutta
teşvik etmek,
-
İHRACAAT önünde ki ( kur dahil) tüm engelleri kaldırmak,
-
Finansal imkanları kullanılabilir
boyuta getirmek ,
-
Bilgilendirme ve EĞİTİM ‘ e her kademe de etkinlik
kazandırmak,
-
Liyakat ve ehliyete mutlaka değer verip “doğru işe doğru insanı
görevlendirmek”
-
Mesleki eğitimin canlandırılıp vasıflı iş gücünü
yaratmak ,
-
Yenilik ve teknolojilerden yararlanmak,
-
Tanıtım, iletişim ve fuar etkinliklerine katılmak,
-
Birliktelik, işbirliği gibi etkinlikleri desteklemek,
-
Destek ve fonları daha etkin hale getirmek,
-
Oda, sivil toplum, dernek gibi örgütlerin kuruluş ve
çalışmasını desteklemek,
“TARIM ve SANAYİ” çok yönlü ve
olumlu etkileriyle bir numaralı EKONOMİK
faaliyet olup hertürlü destek ve teşvike fazlasıyla layıktır.
Özetle: tüm bu oluşum ve katkıların yerine getirilmesi; başta kamu
kurum ve destek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, akademi dünyası, basın
olmak üzere tüm KOBİ ve tarım kuruluşlarının
çaba, gayret, arzuları ile mümkündür.
Tarım ve KOBİ’ lerin; desteklerden yeterli ölçüde istifade edememesi,
ihmal edilmesi halinde “işsizlik sorunu devam edecektir, ithalat-ihracat dengesi
sağlanamayacaktır”.
ÜLKE EKONOMİSİNİN TEMEL
GÖSTERGESİ TARIM VE SANAYİDİR.
EKONOMİNİN TEMEL TAŞI, İSTİHDAM,
İHRACATIN POTANSİYELİ KOBİLERDİR.
KALKINMANIN ANAHTARI
İŞBİRLİĞİ VE İHRACATTIR.