|
|
DIŞ POLİTİKA FİYASKOLARLA DOLU
2002 yılında iktidar olan AKP iktidarının ilk Dışişleri Bakanı sayın Gül'dü. ardından sayın Yakış, sonrasındada belki ne alaka diyebileceğimiz sayın Babacandan hemen sonra sürekli yüzünde gülücükler açan sayın Davutoğlu görevi devraldı. Yaklaşık 8 yıldan fazla iktidarın değişen dört Bakanı varken zaten Dış politikada bir başarı beklemek hayal olur. Dışişleri sıradan bir Bakanlık asla değildir. Bu coğrafyada oynanan ve oynanacak oyunları çok net gören ve kalın çizgileri ile olmazsa olmazları olan bu kurum acaba bize güven verebiliyormu? Bence asla güven vermemekte. En başta bu bakanlığın bu kadar değişik insan türünde temsil edilmesi. Ardından gözle görünür dış politikada bir adım yokken, hatta içeride muhalefet sıkıntısını sıklıkla dile getirmekte iken yandaş basın sayın Davutoğlu'nu öve öve bitirememekte. Bir yandan ver kurtul ile çözülmeye çalışılan bir Kıbrıs politikasında, çok yakında Rumların gemilerine Türk limanları açıldığında bakalım neler söylenecek. Yaklaşan Nisan ayına doğru Ermeni soykırım kılıcı tepemizde tekrar nasıl dolaştırılacak. Yunanlılar kuru 12 mil inadında ısrar ederken Türk savaş uçaklarının ege denizinde tam teçhizatla uçuş yapmamaları gafletinde neden bulunmaktayız. Aradan geçen yaklaşık 100 yıl sonra birden Bulgarların tazminat istemeleri ve buna cüret etmeleri ne kadar düşündürücü. Geçmiş yıllardaki bütün Dışişleri Bakanlarını görünce hepsinin birinci sınıf hariciyeci ve vatansever olduğu görülmektedir. Küçüçük kaya parçasına bile bayrak dikenleri oradan aşağıya hemen atan mert siyasetçilerimizi hatırlayınca, acaba biz bunlara mı layıkız sözünü ister istemez sormaktayız. Bosnada bombalar arasında başında baret ile dolaşarak kararlılık gösteren ve tüm insanlığın dikkatini çekenleri görünce, bizim salon diplomasimize aslında bizler gülmekteyiz. Bir elinde gül diğer diğer yanda gülücükler verenlerle daha çok fiyaskolarla karşılaşırsak kimse şaşırmasın. Özellikle önümüzdeki iki üç ay içinde Dışişlerinde ne kadar başarılı ne kadar başarısız olduğumuzu hep beraber göreceğiz. Ya Rumlara limanlarımızı açınca yada sözde soykırım dayatması sonuçlanınca. Ama iş işten de geçmiş olunca.
Sayfayı Yazdır - Yazıyı Arkadaşlarına Yolla
|
|
|