Liberalizm özünde asil ve güzel bir düşünce sistemi. Ancak bizdeki liberallerin çoğu saptırıyor, sapıtıyor. Kendi dünyaları dışındaki herkese ve her şeye karşı faşist davranış sergileyebiliyorlar.
Bazıları demokratım diyor fakat değişime direniyor. İslamcı muhafazakarlar arasında böylelerinin sayısı oldukça fazla. Ekonomik yönden tam liberaller, kapitalizmle barışıklar. Bir zamanlar faiz yasak derken bugün faizden besleniyorlar. İslami cemaatlar ve fonlarla haşır neşirler.
İş sosyal değişime, modernliğe geldiğinde muhafazakar kılıçları ellerinde hazır. Kendi temel doğrularını korumaya çalışıyorlar, sıradanlığı yeğliyorlar, kayıtsız şartsız kendilerine, kendi çevrelerine uyum sağlanmasını istiyorlar.
KÜPELİ ÖĞRETMEN
Mahalle baskısı dediğimiz işte bu. Yaşanan sancı bundan. Toplumun önemli katmanları, ekonomideki radikal değişimi kabullenirken, bahsi geçen kesim yaşanan kültür şokunu okuyamıyor, kültürde değişime direniyor.
Bizim gibi düşünenler, yani farklılığı samimi olarak sevenler ve daha özgür ortamların düşünü kuranlar, bireysel özgürlek peşinde koşarken, olmadık, akla, mantığa ve günümüze uymayan çelmelere takılıyorlar.
Mahalle baskısına son örnek küpeli öğretmene yaşatılanlar. Olay kıyımızdaki Manisa'da yaşanıyor. Günlerce medyaya malzeme olan Cuma Toygar yenilik taraftarı genç bir öğretmen. Kılık kıyafetiyle, kişiliğiyle, yaptıklarıyla öğrencilerine de yenilik aşılamaya çalışıyor. Bir öğrencisiyle iddiaya giriyor, kulağına küpe taktırıyor. Saygısıyla sevgisiyle onları kendine bağlıyor. Okul müdürünün kapısını nasıl çalıyorsa, aynı saygıyı öğrencilerine de gösteriyor, sınıfa kapıyı çalarak giriyor. Çevreciliği öğretiyor, 500 bin atık pil toplatıyor öğrencilerine. Onlarla birlikte ağaç dikmek için arabasını satıyor. Bunları YENİ ASIR'ın Manisa temsilcisi Ali Filizkan'ın röportajından öğreniyoruz.
MAHALLE BASKISI
Manisa Necatibey İlköğretim Okulu'nun 48 yaşındaki bu idealist öğretmeni mahalle baskısının kurbanı oluyor. Bir kaç öğrenci velisinin şikayeti üzerine uzak bir köye sürgün edilmek isteniyor. Bu kez köylüler "Sakın gelmesin, olay çıkar" diye tehdit salıyorlar.
Yasada yönetmelikte küpe takılamaz diye bir şey yok. Cuma Öğretmen de bunu vurguluyor, "Küpeli olarak derse girmeme engel yok. Eşimden başka kimse küpeme karışamaz" diyor. Mahalle baskısı, iki liralık mini mini bir küpe için idam fermanını istiyor öğretmenin.
CANDAN KUTLAMA
Bereket Milli Eğitim Bakanımız veliler gibi değil de bizler gibi düşünüyor. Fakir bir kanal bekçisinin evladı olan, yüzlerce öğretmenin PKK tarafından öldürüldüğü 1980'li yılların sonlarında Mardin'de hem öğretmen hem asker olarak cengaverce savaşan Cuma öğretmeni koruma altına alıyor. Öğretmenler Günü'nde bundan daha güzel haber olamaz.
Tebrikler, teşekkürler Sayın Nimet Çubukçu.
Ayrıca üç yılda 40 bin okula 614 bin dizüstü bilgisayar ve 40 bin fotokopi makinesi dağıtarak kara tahtalı eğitime son verme projeniz için de candan bir kutlamayı hakediyorsunuz.