Toplumsal olarak kendimize yakın bireylerin hatalarını ya görmezden geliriz yada hemen kuru bir mazaret ile savunmaya geçeriz.
Aslında yaptığımız bu belki iyiniyetli tavır, hem kendimize hemde bu kusuru veya hatayı yapanı tembelliğe ve adamsendeciliğe alıştırmaktadır.
Yıllardan beri ülkenin çok kötü yönetildiği, insanların sürekli aş ve iş için verdiği geçim sıkıntısını konuşa konuşa bugünlere geldik.
AB ülkeleri ile malum atlantik ötesi ülke uzay çağında iken biz hala türbanla patinaj yapmaktayız.
Yerele bakınca özellikle CHP li belediye başkanlarının bu şehirle ilgili en küçük gurur duyulacak bir başarısını hala umutla bekler haldeyiz.
Bir zamanlar arsenikli su içtiğimiz, bu şehirde hala çarpık yapılaşmadan dolayı bir kent yenileme için adım dahi atılamazken, 15 yıl öncesi yapılan viyadüklere ilaveler yapılmaması nedeniyle büyük trafik sıkışıklığını yaşıyorsak, Orman İzmir Bölge müdürlüğünün, içinde Bayraklı Belediyesininde bulunduğu ağaçlık alanın kesilmesindeki verdiği olur ve izinin bulunması ile yaratılan yeşil katliamının sorumluluğundan nasıl kaçtığını ibretle görür iken, eğitim ve spordaki büyük başarısızlıklara rağmen hala özeleştiri yapmadan kötü idarecilikler hep beraber yaratmadık mı?
Her annenin içgüdüsel bir tavırla kusurlu bir evladına hep sahip çıkması gibi bu sahip çıkma ile daha çok çileli trafik karmaşası ve çok başarısız bir yaşam şartlarına tüm İzmir'liler hazır olsun.
100 yıl önce o zamanın şartları ile metro yapanlar on senedir bir ilave istasyonu bile başaramıyorsa, kimsenin artık söyleyecek sözü olmamalıdır.
Güdülecek kaz olmadığımdan bu tenkidi yapıyorum, ve inatla da yapacağım. Yapamayanlar ve beceremeyenlerin artık bu şehirde yöneticilik yapma hakkı olmamalı değil mi?.