Ülkenin en iyi coğrafyasında, geçmiş tarihi ile kültürel zenginlikleri, bereketli toprakları, limanı,üniversiteleri kısacası insanları ve iklimi ile mükemmel bir şehirdeyiz.
Ancak bu mükemmelliği, bitiren, yozlaştıran, görüntü kirliliği yaratanlarda yerel yöneticiler değil mi?
Neredeyse on yıldır sosyal demokratların yönetiminde bugün koskoca bir köy konumuna gelmedik mi?
"Köy" sözüne büyük alınganlık yapanlar biraz dışarı illeri bir gezsin ve ne denmek istendiğini gözleri ile görsün. doğru mu yoksa yanlış mı?
Bugün yaşanabilir bir şehir kriterleri açısından acaba ülkenin diğer şehirleri ile kıyaslandığımızda kaçıncı sıradayız. Sürekli cepten yiyerek, bir mirasyedi gibi İzmir'in enerjisi boşa harcanmakta değil mi?
Artık körü körüne bir kale olduğunu söyleyenlerin yalanlarına daha fazla elbette dayanılmamaktadır. Yaşadığımız sosyal şartlar nedeniyle özeleştiriler başlamış ve yöneticiler tenkit edilmeye devam ediliyorsa bir kabuk kırma hareketi fiilen başlamıştır.
Bugün sosyal demokrat yazarlar ve insanlar bu eleştirileri acımasızca yaparak çok büyük bir iyilik yaptıklarının mutlaka yararlarını göreceklerdir. Her ne kadar doğru söyleyenleri dokuz köyden de kovsalar, buna yeltenenelerin çok yakında esamesi bile kalmayacaktır.
Daha çağdaş, daha zengin, daha mutlu insanların yaşamasına aracılık yapmak için herkes görev başına.
Liyakatsız, sadece itaatkar yönetici ve bürokratların birer birer işlerine son verildiğinde, Eğitimde, sporda, sanayileşmede, kültürel faaliyetlerde özlenen tablo mutlaka yaratılacak.
Yeter ki herkes istesin.