İnsan biraz yakın geçmişini hatırlarsa ve bugünlerle mukayese ederse kafayı yememek için herhalde bir başka sebeplere kendisini yönlendirir.
Belki bunda da bir hayır vardır.
Bir zamanlar birilerinin değimi ile "Kanlı mı olacak kansız mı" sözüne güldük geçtik. Ne demek istendiğini iyimser olarak değerlendirdik.
Yine AKP İzmir il gençlik kollarının 18 Kasım 2006 tarihinde düzenlediği " Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkilerinin Toplumsal Etkileri" konulu bir konferansta konuşmacı Prof.Dr. Atilla Yayla o zamanki Yeni Asır gazetesinin haberine göre "KEMALİZM HAKSIZ,MESNETSİZ ve toplumsal barışı bozacak şekilde "gerilemeye tekabül eden anlayış" olarak tarif ettiğinden , Türkiye Cumhuriyetinin Anayasasının başlangıç hükümleri ile ayrıca değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez şeklindeki maddelere bağlı benim gibi sazanlar, hemen Cumhuriyet Savcılığına bir dilekçe ile Atatürk'ün manevi hatırasına alanen hakaretten şikayetçi olmuştuk.
Zamanla gel git yaparak malum hocayı 1 yıl 3 ay ile cezalandırılmasına sebep olarak bir halt işlediğimizi sanmıştık.
Acaba buna değermiymiş.
Onca Atatürk'çü Düşünce Derneği varken!, onca Kemalist CHP li sovmenler ortada iken, sana ne oldu Mehmet Toptaş.
Evet yakın geçmişe bakınca başımıza daha neler neler geleceğinin tarifini burada size net anlatabilirim.
Ama görünen bir acı gerçek varki, Kuzu rolündeki kurtlardan korkun. Onların aynen timsah bakışlı mahsun ve kibar halleri sizi yanıltmasın.
Eğer yakın tarihten ders alıyorsak, iktidar olmak ve iktidarda kalabilmek için gayret sarfedenlerin en tepedeki oluşumlarına bakın. Onların tavır ve birliktelikleri acaba içimizdekilere uyuyormu?.
Siyaseti safça yapanlar, günlük menfaat uğruna ilkelerini değiştirenler, en büyük günah bilerek veya bilmeyerek gaflet ve delalet içinde olmaktadır, yarın daha fazla beddualar almadan "nereden nereye" demeden.