Aile işletmelerinde aile-iş rolleri ve değerleri ile duygu-mantık ilişkisi içiçe geçmiştir dolayısıyla bu tip işletmelerin yapıları, davranış kalıpları, iş görme biçimleri, şirket içi ilişkileri, amaçları bakımından diğer işletmelerden farklı oldukları görülmektedir. Bu bağlamda aile işletmelerinin bir taraftan içinde barındırdığı duygusal boyut nedeniyle aile dinamiklerini diğer taraftan mantıksal boyut nedeniyle de değişen pazar koşullarını eşzamanlı olarak dikkate alması gerekmektedir.
Zaten en büyük problemde aile işletmelerinin nesilden nesile aktarılan işletmeler olarak; aile üyeleri arasında yaşanan kıskançlıklar, güç gösterileri, lider olabilme yarışları, değişime kapalı kültür anlayışı, aileden olamayanlara daha az güven duyulması gibi nedenlerden dolayı devredilmesinde yaşanmaktadır. Bu açıdan aile işletmelerinin temelinde yatan problemlere en büyük çözüm önerisi kurumsallaşma olacaktır. Çünkü kurumsal bir yapı, şirkete ait tüm değerlerin bir sisteme dönüşümünü sağlayarak, sürekli başarı için elzemdir.
Aile şirketlerinde kurumsallaşmayı algılamak için kurumsallaşmanın ne olmadığını anlamak gereklidir. Kurumsallaşma; Şirketi tamamen profesyonellere terk etmek, kontrolü elden çıkarmak, bir kenara çekilmek, herkesin sözüne göre hareket etmek, bir sürü danışman toplamak, şirketin sırlarını dışarıya aktarmak,vs, vs, demek değildir
Kurumsallaşma kurumların oluşması ve yeniden oluşması sürecidir. Bir kurumu yasallaştıran, bireylerin soysal realite tanımının paylaşılmasını kabullenmesi sürecidir. Kurumsallaşma üzerinde çalışmak demek; kurumların ortaya çıkışları, değişime dirençleri ve aktarımları üzerine odaklanmak demektir.
Aile işletmelerinde kurumsallaşma iki farklı boyutta ele alınmalıdır. Birinci boyut şirketin kurumsallaşması, ikinci boyut ise örgütsel değerlerle aile değerlerinin karşılıklı etkileşimlerinin sağlanarak aile ilişkilerinin kurumsallaşmasıdır. Çünkü aile değerleri ve inançları, şirketteki işlerin yapılma şeklini, kişiler arası ilişkileri, işlerin yapılması sırasında kullanılan yöntemleri yani kurumsal kültürü önemli ölçüde etkilemektedir.
Bu bağlamda aile işletmelerinin sürekliliğinin sağlanması noktasında kurumsallaşmanın sağlanabilmesi için şirketteki kurumsal kültürün mutlaka süreci desteklemesi, kurumsallaşmaya uygun bir zemin hazırlanması gerekmektedir. Bu nedenle aile işletmelerinde yöneticiler, örgütsel değerlerle aile değerleri arasındaki dengeyi doğru kurmak, aile kültürüne ait hangi değerlerin ve inançların örgütsel değerlerde yaşatılması gerektiğini belirlemelidirler.
Kurumsal yönetimin ana amacı hissedar ve hak sahiplerinin beklentilerini ve amaçlarını yerine getirmektir. Yani kurumsal yönetimin amacı uzun dönemde kurumun karlı ve başarılı büyümesini, başarının devamlılığını, adil ve sorumlu davranılmasını ve işletmeyle ilgili tüm hak sahiplerinin çıkarlarının gözetilmesini sağlamaktır. Kurumsallaşmada aile üyelerinin beklentileri şunlardır: performansı sorgulayabilme olanağı, önemli kararlarda söz sahibi olmak, aile üyeleri içinde kuralların belirlenmesidir.
Buna göre aile işletmesinin ve ilişkilerin kurumsallaşması farklı adımlarda meydana gelecektir. Buna gore;
Şirketin kurumsallaşması:
Amaçlara uygun bir örgüt yapısı oluşturmayı,
İş ve görev tanımlarını yapıp yazmayı,
İç yönetmelikleri oluşturmayı ve
Yetki ve sorumlulukları dağıtarak profesyonel bir yönetime geçmeyi içerir.
Yrd.Doç.Dr.Yiğit KAZANÇOĞLU
İzmir Ekonomi Üniversitesi
yigit.kazancoglu@ieu.edu.tr