CHP Aziz Kocaoğlu'na mesafeli gibi duruyor nedense. Temel atmalarda, açılışlarda yalnız bırakılıyor Büyükşehir Belediye Başkanı. Dışarıdan sert eleştiriler geliyor, hakaretler ediliyor. Sahip çıkılmıyor, çıkılsa da yasak savmanın ötesine geçilmiyor. "Bizim başkanımız" havası hissedilmiyor. Yıllardır bu hep böyle.
"CHP aday gösterdi daha ne yapsın" diyeceklere, o günlerin havasını, İzmir halkının diretmesi sonucu Deniz Baykal'ın son dakikada aday göstermek zorunda kaldığını hatırlatırım.
Aziz Bey geçtiğimiz hafta sonunda Bornova'daki Aşık Veysel kompleksini hizmete açtı. Son dakikaya kadar kurdelayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kesmesi bekleniyordu. CHP Genel Başkanı Ankara'nın Bala ilçesinde havanda su dövmeyi, Balçıkhisar beldesindeki üç beş kuruşluk sosyal tesisi açmayı tercih etti.
TABLOYA BAK
Oysa Aşık Veysel kompleksi, betonlaşan İzmir'in akciğeri, yeni yaşam merkezi olmaya aday, CHP'li belediye başkanlarının Türkiye ölçeğindeki en büyük, en cazip yatırımıydı.
Demek ki üst yönetim kademelerinde yer alan onca İzmirli, olayı CHP Genel Başkanı'na anlatamadı. Başta partinin Genel Sekreter Yardımcısı Abdülrezzak Erten, Grup Başkan Yardımcısı Kemal Anadol, diğer İzmir milletvekilleri, parti meclisi ve MYK üyeleri Kılıçdaroğlu'nu ikna edemediler. Belki de kendileri bile durumu betimleyemediler.
Şuradan da belli, CHP'nin 10 İzmir milletvekilinden sadece biri, Mehmet Ali Susam geldi açılışa. Başta Konak, Karşıyaka ve Gaziemir olmak üzere ilçe ve belde belediye başkanlarından bazıları da nedense Aziz Bey'in sevincini, neşesini kursağında bıraktılar. Bu geçmişte de böyle oldu. Ahmet Adnan Saygun Kültür Merkezi'nin, Kent Ormanı'nın, Havagazı Fabrikası'nın, Sasalı Doğal Yaşam Parkı'nın açılışlarında, Homeros Vadisi'nin tanzimi sonrasında, Aliağa-Menderes hızlı tren hattının kısmi açılışında benzer burukluklar yaşandı.
ERDOĞAN OLSA
Aynı konumda İktidar Partisi ve Başbakan Erdoğan olsaydı bakanlarını buraya yığardı. Milletvekillerini tam kadro hazır bulundurur, sadece onore etmekle kalmaz, partili belediye başkanı tarafından gerçekleştirilen yeniliklerin, hizmetlerin, eserlerin gönüllü amigoluğunu üstlenirdi.
Son paragraftaki laflar, Bornova'daki buruk açılıştan sonra Kaynana Cemal'in kahvesinde birlikte çay içtiğimiz CHP'lilere aitti. Hepsi kırıktı, üzgündü. Duygularını da söylediklerini de paylaşıyorum.
CHP'nin Erdoğan ve partisinden öğreneceği çok şey var.
Zekeriya Öz'e çağrı
Anayasa değişikliği, 1980 darbesini yapanların, darbecilere yardım ve yataklık yapanların yargılanmalarının önünü açtı. 12 Eyül'de tavan ve taban tahtalarını sökünceye kadar evimi tarumar eden, kitaplarıma, notlarıma el koyan, üniversite öğrencisi iki yeğenimden birini 20 ay diğerini 8 ay hapishanelerde çile çektirip sonra da "Suçsuzmuşunuz" diye salıveren sıkıyönetim komutanlarından, savcı ve yargıçlarından, emniyet müdürlerinden, polislerden, MİT'cilerden, onlara emir veren Kenan Evren'den, komite arkadaşlarından, bakanlarından, genel müdürlerinden şikayetçiyim. Ve suç duyurusunda bulunuyorum.
Darbeci avına çıkan savcı Zekeriya Öz'ü, göreve çağırıyorum.