Referandum için geri sayım son hızla devam etmekte. Evet ve hayırcılar işin suyunu çıkararak oy peşinde koşmaktalar. Resmi dairelerde “hayır”lı günler, hayırlar dilemek resmi yazı ile yasaklanmış vaziyette, ne diyelim, bizler ülke olarak böyleyiz. Bence bu referandum çok önemli değil, bu referandumdan sonra yeni yolların açılacağı yeni referandumlara herkes hazırlıklı olsun derim. Referandum maddelerini tek tek ve sindire sindire inceleyen biri olarak iktidar ve muhalefetin meydanlardaki saptırmalarını hayretle izliyorum.
Sadece oy kazanabilmek için yapılan bu saptırmalar maalesef ülke olarak bizim genel karakterimizi ortaya çıkarıyor. Aslına bakarsanız bu referandum maddelerinin yüzde 90 ı için iktidar ve muhalefet tam mutabakat sağladılar.
Kavga çıkaran ise sadece üç madde. Bu üç madde ise ülkenin sistemsel yapısı üstünde oynanabilecek maddeleri içermekte. Yani istenildiği gibi yorumlanabilecek maddeler bunlar. Neyse allah herkese akıl fikir vermiş, inşallah doğru bir karar verilir. Benim burada takıldığım başka bir şey var; birilerinin çıkıp bana bunu anlatması gerekli.1979 yılında üniversite hayatına başlayan biri olarak o yılları çok net hatırlıyorum. Şimdilerde yargılanmak istenen 12 Eylül sayesinde okulumu okuyabildiğimi sizlere hatırlatırım. Ayrıca sizlere 12 Eylül den önce ölen ve yaralanan binlerce öğrenciyi hatırlatırım. Sınıflarımızdan, üzerimizden kurşunlar geçerek kaçtığımızı birçok arkadaşımızın yaralandığı günler hala gözlerimiz önünde. Sokaklara belirli bi saatten sonra kimselerin çıkamadığını hiç unutmadık.12 Eylül darbesi denilen ve demokrasinin kesintiye uğradığı söylenen darbe bizi tekrar düzenli yaşama sokmuştur. Unutmadan söyleyeyim bu darbe sırasında haklı haksız ayrımı çok doğru yapılamamıştır, yani yaşın yanında kuru da yanmıştır. Yüreğimiz burkulmuş, acılarımız hala içimizde devam etmektedir. Ama bu referandumu 12 Eylül e bağlamak son derece yanlış ve saptırmaya yönelik bir girişimdir, hele acıtasyon ile bunun yapılması kabul edilemez.
Yüzde doksan iki oyla kabul edilmiş olsa da 12 eylül anayasası mutlaka yenilenmelidir, ancak bu toplumsal uzlaşı ile olmalıdır. Siyaset yapanlar önce bu asgari uzlayışı kendi aralarında göstermelidirler, ama onlar her zaman olduğu gibi en kolay olanı, yani anlaşamadık deyip kavgayı tercih etmektedirler. Benim şahsi fikrime göre bu oluşturulan kavga ortamı aslında planın bir parçasıdır. Ülkemiz adına yeni bir yol açacak referandum sonuçlarının vereceği zarar ve fayda sonraki yıllarda umarım bizi üzmez. Bugünkü tabloda ülkemiz insanları yarı yarıya bölünmüş görünmektedir.
Sonuç EVET çıkarsa bundan böyle hükümetler padişah yetkileri ile donanmış, HAYIR çıkarsa yeni bir hükümet arayışına yol açılmış olacaktır, saygılarımla.