Günlerden 14 Ağustos Cumartesi. Hafta boyu çalışanlar, gece sahura kalkanlar uyuyacak, dinlenecek, geç kalkacak. Saat 08.00'den itibaren binaları sarsan tak tak sesleri. Grayderle yerler kazılıyor, elektrik hattı döşenecek. 15 Ağustos Pazar aynı. Gürültüden evde durulmuyor, hava sıcak dışarı da çıkılmıyor. Çıldırmak işten değil.
Fakat asıl işkence ertesi gün. Saat 21'den itibaren yine gürültü patırtı. Grayder parke taşları alıyor, boşaltıyor, takır takır sesleri balkonlardan, pencerelerden evlere dalıyor, oradan beyinlerin içini işgal ediyor. Yıkım yapılan, enkaz temizlenen yerlerde rastlamışsınızdır bu gürültüye. Dayanılır gibi değil. 'Haydi şimdi sona erdirirler' diyorsunuz, saat 01.30, 02.00 aynen devam ediyor. Bu kez ceryanları da kesiyorlar. Arada bir makinelerin, jeneratörlerin gürültüsüne işçilerin bağırışları, yaygaraları karışıyor.
DAĞBAŞI GİBİ
Dağbaşı değil Bornova'nın merkezi burası. Belediye'ye 50 metre, Kaymakam Lojmanı'na 70 metre mesafede.
Zaten referandum yaygaralarından, siyasilerin üsluplarından yorulup bıkmışız. Sanki sıradan ve huzurlu bir hayat bize haram edilmiş.
İnsanlar sahura kalkacak, sabah erken işe gidecek. O saatlerde bir psikologun bölge sakinlerini gözlemelerini, incelemelerini çok isterdim.
Gediz Elektrik mi, TEİAŞ'mı, hangisi ise, bunlar ya da müteahhitleri veya taşaronları istedikleri gün, istedikleri saatte hem de kentin göbeğinde istedikleri gibi çalışma özgürlüğüne sahip olabilirler mi?
Belediyeler onlara kazma iznini şartsız mı veriyor?
Ya polis? Vatandaşın huzuru, güvenliği, dinlenmesi ona emanet değil mi? Gürültü yasakları, inşaat yasakları, benzer müeyyideler niçin konuyor? Bunların delinmesini ben mi kontrol edeceğim?
Gecenin yarısındaki bu işkencenin saçtığı öfke bedenimi sarmışsa, beynim cinnet nöbetleri geçiriyorsa, belime tabanca takıp gidip ben mi müdahale edeceğim işkencecileri?
Kimi kime şikayet edeceksin? Başı bozuk bir sistem, dişlileri birbirinden kopuk. Her biri bağımsız, başına buyruk. Lanet olsun.
Denizli'yi Osman Sınav tanıtacak
Denizli'nin siyasette olmasa da bürokraside, bilimde, sanatta önemlisi ve ünlüsü çok. Osman Sınav'ı bilmeyen yok, o da hemşeri. Bundan böyle Denizli'yi o tanıtacak.
Denizli, krizde sesi kısılsa da, ekonomisiyle, tarihiyle, turizmiyle hala yükselen değer. Fakat tanıtımı yetersiz. Vali Yavuz Erkmen, Belediye Başkanı Nihat Zeybekci ve Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer kafa kafaya vererek bu konuda fikir ve proje üretmeye koyuldular. Bunlardan bir tanesi de Osman Sınav'lı tanıtım.
Son dönem Türk sinemasının yüz aklarından olan, özgün ve gişe rekoru kıran ödüllü filmlerin yanı sıra Kurtlar Vadisi, Deli Yürek, Ekmek Teknesi gibi reytinglerde ön sıralara giren dizilerin yapımcısı önce Denizli'de bir dizi çekecek. Yeni filmlerinden birinde de Denizli'yi ön plana alacak. Ayrıca belgesel ve tanıtım filmleri çekecek.
"Yoğunum, işim çok" dediğinde gerekirse hepimiz üzerine çullanacağız, cebir şiddet kullanacağız, haberi olsun.