Bu hafta zafer haftası…
Peki bu hafta neden zafer haftası?
Uzun süren bir mücadelenin son haftasının yani 26 Ağustos ile 9 Eylül arasının zaferlerle noktalanmasından dolayı bu günleri zafer haftası olarak adlandırır ve çoşkuyla da kutlarız.
***
1. Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
Ama,bilmedikleri bir şey vardı. Bu asil milletin böyle bir durumu kabullenmesi mümkün değildi. 19 Mayıs 1919’da Büyük Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla liderine kavuşan milletimiz Kurtuluş Savaşını başlattı.
Erzurum ve Sivas Kongreleri, ardından TBMM’nin açılması ve yönetimimiz halk iradesine teslim edildi.
TBMM yaptığı görüşmelerde Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı kararından hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı.
Önce düzenli orduya geçiş sağlandı,ardından da zaferler gelmeye başladı. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, ordularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı şehit kanı ile sulanmadıkça, o yer terk edilemez " emrini verdi.
Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu emre itaat etti. 23 Ağustos - 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu.
Sakarya Savaşı, aynı zamanda Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihteki yerini almıştır.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı aynı zamanda Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaştır.
Bu cesaret ve ilhamla , büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı Sakarya Savaşı’nın arkasından alınmıştır.
Büyük Taaruzun 1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıkları tamamlandı. Büyük bir gizlilik içinde güneydeki askeri unsurlarımız Batı cephesine kaydırıldı.İşgal kuvvetlerinin İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephaneler kaçırılarak taarruz merkezine getirilmesi sağlandı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplarımız tamir edildi. Kısıtlı bir bütçeyle alınabilecek kadar yeni silâhlar satın alındı. Bu arada da askerlerimize taarruz eğitimi yaptırıldı.
Gazi Mustafa Kemal'in başkomutanlığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu.
Hainlerin haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferin haftası, ve zafer bayramınız kutlu olsun.
Ardından gelen Ramazan bayramınız da mübarek olsun…