İktidar var olma mücadelesini amansızca vermekte. Ramazan ayının verdiği rehavet, nedense iktidara ve sayın Başbakana hiç yansımadı.
Acaba bu kadar amansızca mücedelesi neden?
Olmak veya olmamak mı?
Bir şeylerden mi korkuluyor?
Tabi ki korkulan çok gerçekler var.
O halde kamuoyunun tekrar güvenini kazanmak için yapılması gerekenler var.
Şimdiye kadar yaklaşık 8 yıldır milletin hızla fakirleştiğini, işi olanların işlerini kaybettiğini, çok borçlandıklarını, bu yüzden gelmiş geçmiş en büyük sosyal problemlerin yaşandığını gören iktidar, artan milliyetçiliğin önüne geçebilmek için başta MHP ye aşırı saldırgan bir politika izlemeye devam etmekte.
Hele hele MHP nin BDP ile kandille ortak hareket ettiğine dair yaratılan söylem ve eylemler, hem çok komik hemde MHP tabanını bırakın çözmeyi daha da güçlendirmektedir.
41 yıllık siyasi yaşantısındaki misyonu ve izlediği politikalar başta bölücü ve terör örgütleri ile birlikteliği ve yandaşlığı ret etmesine rağmen acaba neden böyle bir suçlama ile karşı karşıya kalmakta MHP.
Bugün özellikle Habur'daki iğrenç görüntüleri yaratanlar ile bu görüntülerden sevinç duyan iktidara başta kendi tabanından çok büyük tepki geldiğinden, özellikle gençlerin MHP ye yönelmesi sonucu AKP liler önlem olarak böylesine alçak bir suçlamada bulundular.
Daha düne kadar kendilerine "faşist" diyenlere gülenler şimdi " kandille işbirliği içindeler" sözüne bırakın gülmeyi, çok kızmakta ve hiddetlenmekteler. Zaten MHP tabanından istenen de bu.
Bugün Anayasa maddelerinin değişimi ile ilgili refarandum süreci artık bir genel seçim havasına sokuldu.
Söyleyecek sözü olmayanlar, milletin milli değerleri ile oynayanlar, milletin fakirleşmesine sebep olanların başka söyleyecekleri olmadığından acaba yaratılan bilgi kirliliği ile nasıl kafaları karıştırırım metodu acaba tutacakmı?
İşte bu oynanan oyunu mutlaka başaracak irade bu millette var. Su elbet kendi yönüne mutlaka bir gün akacak. Ne oyunlar tezgahlanırsa tezgahlansın.