Üniversite giriş sınavları geride kaldı. Puanlar açıklandı, tercihler yapıldı şimdi kayıtlar başlıyor.
Hemen her ailede olduğu gibi bizim de dost akraba arasında üniversite adayları var. Tercihlerine bakıyorum tıp, hukuk, mühendislik, iktisat vs gibi hep klasik fakülte ve yüksek okulları işaretliyorlar.
Oysa yepyeni meslek grupları var, onlardan habersizler. Bazıları bizim üniversitelerimize de girdi. Neden hepsi değil de bazıları sorusuna takıldıysanız, soruyu bizim üniversite ve yüksek okullara ya da YÖK'e sorun. Herhalde tembellikten. Bizde varsa yoksa iletişim, uluslararası ilişkiler, ilahiyat, meslek yüksek okulu vs.
Dünyada on yıl önce esamesi okunmayan, ülkemizde yeni yeni duyulan bu mesleklerden bazılarını ben yeni öğreniyorum. Bakalım size de yabancı gelen var mı?
İş idaresi uzmanlığı bizde de gelişiyor. Elektronik ticaret uzmanlığı da yeni bir iş alanı.
SİBER KONSİYERJ
Sosyal medya yöneticiliği var mesela. Sosyal ağlar üzerinden eleman bulmaktan, şirket reklamını yapmaya kadar uzanan bir alan. Salt sanal alemde değil, yazılı ve görsel medyada da bu işi yapanlar var. Onlar bunun üzerine okur ve çevre etkinlikleri de ekliyorlar. Bizim gazetede Burçay Güngüler'in yaptığı iş bu. Biz bu işe halkla ilişkiler deyip geçiyoruz. Ama artık sosyal medya yöneticisi olarak tanımlamalıyız.
Siber konsiyerj var bir de. Yöneticilerin kişisel ya da kurumsal ulaşım, vize, evrak temini, program yapımı gibi ihtiyaçlarını çözüme ulaştırıyorlar. Biz eskiden bu görevi yapanları sekreter, özel kalem, asistan diye tanımlardık. Şimdi artık daha modern bir işleve sahip bu işi yapanlar, mesleki ünvanları da siber konsiyerj.
BLOGGER
Blogger diyorlar. Şirketler, kamu kuruluşları ve web siteleri için araştırma yapıp blog içerikleri hazırlayan kişiymiş blogger. Politik kampanya yöneticiliği bir başka yeni meslek adı. İnternet ve sosyal ağları kullanarak politikacılar için seçim stratejileri yaratıyorlar. Bizim liderlerin stratejistleri, danışmanları var ya onların yeni mesleki tanımları olsa gerek.
Video gazetecileri var mesela. Bunlar yabancımız değil, son dönemde alıştık. İnternette, online medyada hemen her gün izlediğimiz videoları hazırlayan insanlar.
Çevre ekonomisti diyorlar. Çevre ekonomisti, hangi üretim ya da ticaretin hangi çevrede ve hangi enerji türünü kullanarak ne kadar kar getireceğini hesaplıyor. Çevre yenileme uzmanlığı da yeni mesleklerden. Sıkı araştırmalar yapıyorlar, çevresel felaketlere karşı ne tür önlemler alınması konusunda şirketleri ve kamuyu yönlendiriyorlar.
İYİ KAZANIYORLAR
Yeşil pazarlamacılar ve geri dönüşüm koordinatörleri de yeni ve popüler meslek gruplarına dahil. Çevreye duyarlı ürünlerin satış ve pazarlamasını yapıyorlar. Kamuda ve şirketlerde atıkların nasıl geri dönüştürüleceğine yönelik programlar geliştiriyorlar.
Enerji brokerleri enerji alım satımı yapıyorlar. Bir de yakıt mühendisleri var. Uçak, gemi, tank, otomobil, her türlü araç için yakıt sistemi geliştirme ve kurulumundan sorumlular.
Popüler meslek sahiplerinin kazançları klasik meslek sahiplerinden çok çok iyiymiş.
Trilyoner Balbay
Mustafa Balbay bizim topraklardan. Acıpayam'ın Güney kasabasında doğdu, İzmir'de okudu. Ege Üniversitesi'ni birincilikle bitirdikten sonra Gazete İzmir'de mesleğe adım attı. Kısa süre sonra Cumhuriyet'e geçti. Ardından Ankara'ya göçtü ama aramızdan ve bizim İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nden kopmadı.
Geçen hafta Cemiyet Başkanı Atilla Sertel ve birkaç arkadaşımız kendisini ziyaret etti. Özlem giderilmiş, espriler birbirini kovalamış. En ilginci Balbay'dan gelmiş, "Buradan çıkınca sizi tanımam çünkü trilyoner olacağım" demiş. Trilyonların adresini de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi olarak göstermiş. Hayli yüklü tazminat kazanacağına inanıyormuş.