Tam da Ağustos ayının başında
TSK’nın YAŞ kararları için toplanmasına birkaç gün kala Ankara’ya adeta
“balyoz” düştü.
Balyoz Darbe Planı ile ilgili 10. ağır ceza mahkemesinde görüşülen dava
ile ilgili “iddianame kabul edilmiş, kabulle birlikte de toplam 102 kişinin
“tutuklanmasına” karar verilmesi akıllara durgunluk verdi.
Haklarında tutuklama kararı verilen ler arasında halen TSK bünyesinde
fiilen görev yapan 52 k,işi var. Bunların 25 ise General rütbesinde.
10. Ağır ceza mahkemesince alınan bu karar Cumhuriyet tarihimizde bir
ilk. İlk kez 25 general tutuklanıyor.
YAŞ öncesi böyle bir karar alınması bir tesadüf müdür yoksa şuurlu bir
karar mıdır bu henüz belli değildir.
Halk oylamasını “Bu Anayasaya hayır d,iyenler darbecidir, evet diyenler
ise demokrattır” söylemleriyle yola çıkan iktidar bir taraftan halkı diğer
taraftan da TSK yı “darbeciler, demokratlar” gibi çok tehlikeliyollara sürüklemektedir.
Genelde TSK ve darbe iddialarında pek konuşmayan, sessiz kalmayı tercih
eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’de “Balyoz Darbe İddiaları” ile ilgili
alınan tutuklama kararlarını şiddetle eleştirerek;
“YAŞ öncesi 102 kişiye yakalama kararı çıkarılması tesadüf müdür,
şuurlu mudur?” diyerekDarbe yapacak birisinin TSK içinde tutulmaması gerektiği
söyleyen Bahçeli, “Ama bunu siyasi senaryonun bir oyunu haline getirerek, Cudi
dağlarında, Şırnak’ta, Yüksekova’da mücadele verirken TSK’nın generallerini
tutuklama kararıyla halkın gözünden düşürebilecek bir hataya düşülmemesi lazım.” Bahçeli,
“Balyoz” davasında 102 kişinin tutuklanması kararının, ağustos ayı başında
yapılacak Yüksek Askeri Şura toplantısı öncesinde çıkarılmasının tesadüf olup
olmadığını sorarak, “Bunların terfisi ne olacak, yarın beraat etseler dahi,
askeri göreve ne şekilde devam edecek, ne şekilde devam etmeyecekler? Bunlar
belli değil” diye konuştu.
Sayın Bahçelinin ise Erdoğan’a ağır ithamları vardı yine sözlerinde;
“Allah’ın günü mü bitti. İstediğin gün bu tutuklamaları yapabilirsin”
diye konuşan Bahçeli şöyle devam etti: “Darbeci demokrat ayrımıyla TSK’yı
kimsenin yıpratmaya hakkı yoktur. YAŞ kararlarının öncesinde bunu niçin
yapıyorsun? Bunu iki kişinin açıklaması lazım. Birisi emekli olmuş, altına en
son model zırhlı araba alınmış olan Yaşar Büyükanıt ve Dolmabahçe’de, o paşayla
baş başa konuşan Başbakan. Acaba gizli bir anlaşma mı var? TSK’da bir yenileşme
başlatan, yandaş subaylardan oluşan ve telaffuz edilmeye başlanan badem bıyıklı
orduyu mu kurmaya çalışıyorsunuz?”
MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli tereddütlerinde sonuna kadar haklıdır
102 kişi hakkında çıkarılan yakalama kararları YAŞ toplantıları sonrasına
ertelenebilirdi. Böylece terfi bekleyen birçok muazzaf subay da terfisini almış
olurdu.
TSK Personel Kanunu 65 maddesine göre ise haklarında kovuşturma,
yargılama yapılanların terfilerinin erteleneceği yazmaktadır.
Umud ederiz ki halen dağlarda askeriyle birlikte teröre karşı mücadele
veren bir çok general, albay, yarbay ve diğer rütbelerde ki subaylarımız
hakkında çıkarılan “yakalama” kararı bir üst mahkeme tarafında iptal edilirde
mahkeme günü olan aralığa kadar bu insanlar beş ay gibi bir süre hapislerde
yatmazlar da görevlerinin başında olurlar.
MHP lideri Bahçeli “Aceleniz ne? Silahlı kuvvetleriniz ’tutuklanacağız’
diye bu ülkeden mi kaçacak? Ordu komutanlığı yapanlar var, kolordu komutanlığı
yapanlar var, mevzide çömelmiş Başbakan’ın yanındaki asker de var onların içerisinde.
Ne yapacak oradan öteye Irak’a mı gidecek, Kandil’e mi gidecek? Acelen ne? Bunu
kalkıp Yüksek Askeri Şura’dan sonra yapsanız, o arada da bunları gözden
geçirseniz, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmadan, iç mekanizmayla bunları
çözseniz ne olur ki? Şimdi bunu yapıyorsunuz." Diye sormakta ve “aceleniz
ne” sözünde de ne kadar haklı olduğu açıkca görülmektedir.
Temennimiz Yüce Yargının alınan bu kararı bir kez daha gözden geçirerek
alınan bu kararın Sayın Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi “siyasi bir karar
olmadığını” göstermesidir.