Ülke insanı herhalde şimdiye kadar hiç bu kadar ayrışmamış ve kutuplaştırılmamıştı. 12 Eylül öncesi tamamen dış güçlerce yapılan senaryolarla birbirine düşürülen insanlar ve onların çektikleri eziyet ve acıları unutmak mümkün mü? Ama bunlardan çok büyük dersler alanlar, artık aynı oyuna gelmemekte çok kararlı.
Yaklaşık 8 yıla yakın bir iktidarın bütün nimet, avantaj ve özgürlüklerine rağmen, acaba hangi konularda insanlarımızın yüzü güler hale geldi?
Sadece yandaş tabir edilenler haricinde milyonlarca insan sıkıntı içinde değil mi?
Milletinden kopuk, onların çektikleri çileden bihaber olan iktidar ve sayın Başbakan, ülke sanki güllük gülüstanlık içindeymiş gibi beyanatlar vermeye devam ediyor. Hatta ekonomi o kadar iyi ki buna karşı çıkanları nankörlükle suçlamakta!
Acaba nankör kim?. 2002 seçimlerinde verdiği sözlere rağmen dokunulmazlıkların kaldırılmasına hala kulak kapatanlarmı? Şehitlere kelle diyenlermi?
Milletin hafızasını zayıf sanarak mağrur bir şekilde aklına gelen herşeyi hitabet gücü ile anlatarak gaf üzerine gaf yaptığının hala farkında bile değil.
Açılımın yarattığı travmadan rahatsız olduğunu gizleyen , ama bir türlü geri vites yapamayan sayın Başbakan şimdide MHP ve ülkücülere akıl vermeğe kalktı.
Şimdiye kadar devletine ve milletine sıkı sıkı bağlı bu insanların kafasını karıştırmak için refarandumda evet diyeceklerini sıklıkla ima etmektedir.
Bugünkü MHP sayın Başbakanın önündeki en büyük sorun olarak durmaktadır. Ne yaptı ve ne kadar bilgi kirliliği
yarattı ise de bir türlü çözülmelerini sağlayamadı.
MHP lideri sayın Bahçeli'nin muhteşem "HAYIR" kampanyası. AKP ve sayın Başbakanın herhalde uykularını çok kaçıracak. Çünkü o kampanyadaki insanların bakış ve tavır ile heyecanları çok anlamlı idi.
Elindeki büyük iktidar imkanlarından dolayı şımaranlara bir çift söz yeter.
"Mağrurlanma padişahım senden büyük allah var."