Manş Tüneli, 7 yılda bitti.
İngiltere ile Avrupa'yı birbirine bağladı.
Su altındaki 38 kilometrelik bölümüyle yeryüzünün en uzun tüneli unvanını da aldı.
163 kilometre uzunluğundaki Süveyş Kanalı'nın yapımına 1861 yılında başlandı, 1867 yılında bitirildi.
Asya ile Avrupa arasında deniz taşımacılığının kısalttı.
81 kilometre uzunluğundaki Panama Kanalı'nın temeli 1904 yılında atıldı, bittiğinde tarih 1914'ü gösteriyordu.
O tünel, Büyük Okyanus ile Atlas Okyanusu'nu birbirine bağladı.
Elin adamları, bu mühendislik harikası yapıları o yıllardaki teknolojik imkansızlıklara rağmen en kısa sürede bitirdi.
Biz ise 81 kilometrelik büyük bölümü yer üstündeki Aliağa- Menderes arasındaki var olan tren yolunda metro standartlarına ulaşmış hafif raylı sistemi 10.5 yılda daha bitiremedik.
'Bitirdik' deyip deneme seferine başladık ama bir sürü eksikle...
15'inden itibaren de deneme seferlerinde yolcu taşımaya başlayacağız.
Ama 56 noktada yapılması gereken üstgeçitlerin çoğu bekliyor. Vatandaş, 'Mahallemiz ayrıldı, karşıya geçemiyoruz' diye eylem yapıyor.
Tüm bunların yanında İzmir Büyükşehir Belediyesi, projeyi Torbalı'ya uzatmak için TCDD ile protokol aşamasında.
Sadece her konuda varılan görüş birliğinin kağıda dökülüp imza altına alınması kaldı.
İmzalar atıldığında 81 kilometrelik hatta 26 kilometre daha eklenecek.
Bu hat üzerinde 6 istasyon olacak.
İstasyonlar ve alt-üst geçitleri belediye yapacak.
TCDD hattın kullanım hakkını verecek ve sinyalizasyon sistemini üstlenecek.
Bu güzel haberi Başkan Aziz Kocaoğlu bizzat verdi.
Haber gerçekten güzel de tek endişem normal şartlarda 1.5 yılda tamamlanması gereken 26 kilometrelik bölümün, 10.5 yıl süren ilk projeye bakıldığında en erken 3.5 yılda bitirilebilecek olması.
ŞANTİYE KENT
Ama Başkan Kocaoğlu, artık kararlı.
Şantiyeye dönen, en önemli arterleri trafiğe kapalı bu kentte, işlerin zamanında bitirilmesini sağlayacak.
Hatay'da sıkıntının daha fazla uzamaması için çalışmaları 3 vardiyaya çıkaracağını söylüyor.
Vatandaşın isyan ettiği hemzemin geçitlerindeki yaya köprülerinin ise en kısa sürede tamamlanacağını belirtiyor.
Ve ekliyor, "İşler bittiğinde ulaşımdaki rahatlama çektiğimiz sıkıntıyı unutturacak."
Gerçek şu ki, vatandaş sabır taşına döndü.
Gördüğümüz ise eğer kenti şantiyeye çeviren işler söylenildiği sürede bitmezse o taş çatlar.
KARŞIT GÖRÜŞ
İzmir de sanat var!
Ali Poyrazoğlu, Yeni Asır'daki röportajında, "Eskiden çok güzel bir ' kimliği vardı İzmir'in. Bir gecede binlerce İzmirli yazın fuarda oyun izlerdi. O tiyatroları, gazinoları yıkarak İzmir'in kültür yaşamına büyük darbe vurdular, cinayet işlediler" diyor.
Konunun baş muhatabı Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise, "Fuar'daki gazinolar kapandı diye 'İzmir'de sanat yok' saptaması yapılamaz. İzmir Fuarı, televizyonların olmadığı dönemlerde ülkemizde yetişen tüm sanatçıların meşhur olduğu doğal bir sahneydi. Bugün vatandaş starları izlemek için para vermek yerine, televizyondan izliyor" diye cevap veriyor.
Sevgili Poyrozoğlu bilmiyor ki, Büyükşehir de dahil İzmir'de ne kadar ilçe belediyesi varsa en iyi yaptıkları iş konser düzenlemek, tiyatro izletmek. Fuar bitti ama her ilçe bir fuar oldu bu kentte. O nedenle Başkan Kocaoğlu haklı, İzmir'de en fazla sanat var!
KULAĞIMIZA GELENLER
Kiralanan alan 33 dönümmüş!
Kemalpaşa Belediye Başkanı aradı ve kiralama yapılan alanın 45 dönüm değil 33 dönüm olduğunu söyledi. İçinde de bizim yazdığımız gibi 5 bin metrekare kapalı alan yokmuş, 364 metrekare kapılı restoran-kafeterya varmış. Kiralama rakamının ise aylık sadece 850 TL olduğunu doğruladı. Ha 45 dönüm ha 33 dönüm... 12 dönümlük farka takılan belediye başkanı böylesine büyük bir alanın 850 TL'ye kiralanmasını ise "İhaleye çıktım, verdim" diye açıkladı. Bu söylem bize bir zamanlar Süleyman Demirel'in, İlksan'da yaşanan arsa yolsuzluğu için "Verdiysem ben verdim" sözünü hatırlattı.