Tam da doktorları övdüğüm, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki organ nakli ekibinin şampiyonluklarından söz ettiğim gün, İzmir'de görevli ve ismi bende saklı bir polis şefinden e-mail aldım.
Tepecik Hastanesi'nin doktorlarının çoğuna o da alkış tutuyor ancak Başhekim Prof. Dr. Gazi Yiğitbaşı'nı taca atıyor. Başhekim'i şikayetlerle ilgilenmemekle, hasta sahiplerinin telefonlarına çıkmama ve randevu taleplerini geri çevirmekle suçluyor ve şöyle devam ediyor:
"Canım kızım biricik Elifimde kalp yetmezliği var. Çocuk kardiyolojisinde sürekli gözetim altında olması lazım. Yaşadığım şehirde birden fazla üniversite ve çocuk hastanesi olmasına rağmen Tepecik'te karar kıldık. Çünkü orada hastalarına sıcak şefkat gösteren, ilgiyle bilgiyi birleştirerek şifa dağıtmaya çalışan Dr. Buket Doğrusöz var.
YİĞİTBAŞI'NA MESAJ
Son gidişimizde yağışlardan etkilenen eko cihazını kullanamadığını, hastanenin alım gücü olmadığı için yenisini alamadıklarını bildirdi, başka hastaneye yönlendirdi. Gideceğimiz doktoru da arayıp randevu aldı. 9 Eylül Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gittik. Tek kelimeyle ilgi sıfır. Hani taşrada derler ya (burunlarından kıl aldırmıyorlar) aynen öyle.
Uzun lafın kısası İzmir'deki beş çocuk kardiyoloğundan biri olan melek doktorumuza, Buket Doğrusöz hanımefendiye dönmek istiyoruz. O hastaneye, o eko cihazı yakışmıyor. Başhekim Bey'e sizin aracılığınızla sesleniyorum, lütfen biraz ilgi ve yeni bir cihaz. Bir kampanya açılırsa ben mütevazi bütçemle 500 lira bağışlamaya hazırım."
Altay'dan Özyeğin'e mesaj
Kimine göre Türkiye'nin en zengini, kimine göre ilk üç arasında yer alan Hüsnü Özyeğin siyah beyaz tutkunu. Zaman zaman Beşiktaş başkanlığı için adı geçer. Renk aşkı Altay'dan geliyormuş. Doğrudur kendisi İzmirli, Bornovalı. Geçenlerde İzmir'deki bir konferans sırasındaki sohbetinde Altay sevgisini dile getirdi.
Bu konuşmasından cesaret alan Altaylılardan, sayın zenginimize, sayın büyüğümüzü mesaj var. Şöyle özetlenebilir:
"Siz başarının sırrının insan kaynağı olduğunu söylersiniz. Şu anda Altay yönetiminde genç ve iyi yetişmiş bir ekip var. Altyapısında da yüzlerce genç yetenek. Felsefeniz gereği profesyonel futbola katkı koymazsınız. Acaba altyapımız için sponsor olurmusunuz ya da bulurmusunuz?"
Ustalığın yolu Ayvalık'tan geçiyor
Mevsim gereği sosyal yaşam artık sahil kentlerinde. Geçen hafta Ayvalık'taydım, her zamanki gibi Ayvalık Uluslararası Müzik Akedemisi'ne (AIMA) uğradım. Prof. Filiz Ali'nin öncülüğünde kurulan AIMA'da tam 12 senedir masterclass kurslar düzenleniyor. İsminden de anlaşılabileceği gibi klasik müzik alanında kendini geliştirmek, master yapmak isteyenler geliyor.
Keman ve viyola kursları başlamış.
Eğitmenler arasında Avusturyalı besteci Johann Nepdomuk David'in oğlu, keman virtiözü Lukas David, ünlü Çek keman ustası Bohuslav Matousek, Mimar Sinan Güzel Sanatklar'dan Prof. Çiğdem İyicil, Çek viyolacı Vladimir Bukac var. Eğitime gelenler arasında çok sayıda yabancı keman ve viyola çalan da var.
Temmuz sonunda gitar kursu var, ünlü besteci Nikita Koshkin ders verecek. Ağustos sonunda ise İdil Biret piyano masterclassını yönetecek. Eylül'de sıra edebiyat atölyesine gelecek.