İşsizlik düşüyor ama, iş bulan da pek yok...
TÜİK’in açıkladığı işsizlik rakamlarına bakarsak işsizlik oranı düşüyor ama, ülkenin en önemli sorunu olmaya da devam ediyor.
TÜİK mart ayında işsizlik oranını yüzde 13.7 olarak açıkladı. Bir önceki ayda ise işsizlik oranı yüzde 14.4 idi. Hükümet’in hedefinde işsizlik oranını yüzde 10’lara çekmek var.
Bu ayki düşüşe bakılırsa yıl sonunda işsizlik oranının hükümetin hedefi doğrultusunda yüzde 10’lar düzeyinde gerçekleşmesi pek olası gözükmüyor.
TÜİK’in açıklamalarına sektörler bazında baktığımızda, istihdam artışının sanayide az, ancak özellikle tarım, inşaat ve hizmet sektöründe daha fazla olduğunu görüyoruz.
İstihdam artışına mevsimsel etkilerin katkısı olduğu da bir gerçek.
Önümüzdeki aylarda işsizlik oranında düşüş devam eder, ancak Ekim’den itibaren yeniden yükselme eğilimine girebilir. Yıl sonunda yüzde 12.5’in altında gerçekleşmesi ihtimalininse zayıf olduğunu hatırlatmakta yarar var. İşsizlik oranı düşüyor denilse de hâlâ her dört gencimizden biri işsiz.
İş bulanlar da mutlu değil, çünkü istediği işi bulamıyor, işsiz kalmamak için bulduğu ilk işte çalışıyor. Birçok kişi de iş bulmaktan umudunu kestiği için iş aramıyor gözüküyor.
Kim ne derse desin, ülkenin bir numaralı sorunu işsizliktir. Her türlü kötülüğün beslendiği alan da işsizler ordusudur. Ülke gündeminde referandum var. Ülke gündeminde seçim var.
Ülke gündeminde HSYK ve Anayasa’yı değişirmek var. Ülke gündeminde Gazze var. Ülke gündeminde Arap ülkelerinin sorunu var. Ancak nedense ülke gündeminde işsizlere iş bulmak adına yatırım yapmak yok.
Merak ediyorum; Araplara sahip çıkmak, Gazze’yi ülkenin bir numaralı sorunu haline getirmek, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısını değiştirmekle uğraşmak ekonomimizi ne kadar olumlu etkiler, kaç kişiye iş imkânı sağlar? Neden insanımızın mutluluğu ve refahı için çalışmıyor da suni gündemlerle vakit geçiriyoruz?
Belki de bizim bilmediğimiz: bir şeyler var, onu da devlet büyüklerimiz biliyordur.