Anasayfa | Online Gazete | İletişim | XML/rss


Başarının Getirdikleri ! - BESTSPOR.com






Galip ÇUKURLU
BAŞKA Yerde Yok
Kasım GÜNDÜZ
Fransız Olmak...
Selamettin BAYINDIR
Bornova bizi heyecanlandırıyor
Ertan Sayın
Kocaoğlu, patlamasın da ne yapsın?
Metin Aztekin
BORNOVA BORNOVA
Feyzi Hepşenkal
En büyük muamma!
Mehmet Toptaş
ÇILGINLIK GÜNLERİ
Osman Özeker
KIBRISIN “TOROS’U” RAUF DENKTAŞ
Hamdi Türkmen
Bay Arkas beni çok şaşırttı
Akın Kazançoğlu
IZTO HEYETI SLOVENYADA
Yrd.Doç.Dr.Yiğit KAZANÇOĞLU
AİLE İŞLETMELERİ VE KURUMSALLAŞMA
Fettah Güventürk
KOBİLER , TARIM ve İHRACAAT ….
Av.Burhan Güneş
SON GÜNLERDE NELER OLUYOR
Mahmut Evren
“METİN OKTAY”
Sevgi Molva
2012
Fatih Yığınlı
PLASTİKLERİN HAYATIMIZDAKİ YERİ
Ali Talak
İzmir'e tüp yapılsın
Serkan Güzel
İYİ KÖTÜ VE BEN


En Çok Okunan Haberler
Bornova-Pülümür kardeşliği
CHP İzmir’de Heyecan Devam Ediyor
Şimşekler daha bir güçlü
ZEYTİNYAĞINDA %100 GÜVENCE
Yunanistan’ın yeni Başkonsolosu, Başkan Kocaoğlu’nu ziyaret etti
Belediyelerin Büyük Yarışı Başlıyor
Kadınlar Spil’de buluştu
Kadınlar gönüllerince gezdi
ENGELLİLERE ÖZEL İNDİRİM
DERSİNE İYİ ÇALIŞMAMIŞ
Başarının Getirdikleri !

Her aklı-selim insan başarılı olmak ister.

Herkes belleğindeki, zekasındaki , dağarcığındakiler kadar başarılı olabilir. Daha çoğunu elde etmeye beyinleri bile izin vermez. Çünkü “o kadarını” düşünecek kapasiteleri vardır.

Başarının ve başarılının hazmedilmesi pek kolay değildir. Başarılıysan eğer, haset düşüncelere muhattap olmaya da hazır olmalısın. Unutma ki başarından dolayı mutlaka cezalandırılacaksın.

Başarını çekemeyenler hemen yanıbaşındadır aslında.Kibir ve enaniyetleri tavan yapmış bir şekilde işin temelindeki soru sormaya başlarlar:“ Neden ben değil de O? “

Önce başarılı olanın yüzüne gülücükler saçılır,takdir edilir. Sonrası ise biraz karışıktır.Hasetizm devreye girer. Bunlar, en kibar tarifiyle dedikodu diyebileceğimiz mekanizmayı devreye sokarak “başarılının kuyusunu en iyi nasıl kazarız” gayretine girerler. Üstelik bu işi tek başına da yapmazlar, birleşiverirler.

***

CHP’nin son büyük kurultayı  tarihi bir kimlik kazandığından CHP’li olmayanlar tarafından da büyük bir ilgiyle takip edildi.

Ben de bu kurultayı vesürecini büyük bir dikkatle izleyenlerdenim. Çok kıymetli hizmetler vermiş bir genel başkan gitti,yerine umut yüklü yeni bir genel başkan seçildi. Türk siyasetindeki durağanlık, yerini heyecana bıraktı. Uzun zamandır beklenen siyasi rüzgar çıkıverdi. Yelkenlerini dolduramayan partilerin tamamı, rüzgardan faydalanmak için yelkenlerini doldurma gayretine girdiler. Yani siyasete tat geldi.

Bu renklenmede, tatlanmada farklı farklı ilkler yaşandı. 

Örneğin, bir siyasi partide ilk kez bir il başkanının büyük kurultaya damgasını vurduğuna şahit oldum. Başkaca damga vuran,popüler pek çok isim de vardı elbette. Ama bir il başkanı bildiğim kadarıyla ilk kez yörünge belirledi. İlk kez bir il başkanı,siyasetin aslında il ve ilçe başkanlıklarıyla yapılabilen bir mücadeleler zinciri olduğunu anlattı,öğretti.

İl ve ilçe başkanlıkları bir partinin hayat damarlarıdır. Bu damarlardan akanlarla halk hareketlenir. Damarlarda tıkanma olması,yada yeterli tazyikte bir akışın sağlanamaması olumsuz sonuçlar doğurur. İl ve ilçe başkanlıkları işte en fazla bu nedenle “çok önemlidir.”

Bunları siyasiler iyi bilirler. Bilirler bilmesine ama nedense gereken önemi teşkilatlarına pek göstermezler.

Bu sadece CHP için geçerli bir durum da değildir.Hemen her partide bu üst yönetimi işgal edenler, seçildikleri andan itibaren pek çok şeyi önemsiz ve değersiz sayıverirler.

Buna en güzel örnek amiyane tabiriyle kurultay sürecinde neredeyse yalakalık yaptıkları delegelerdir.

Kurultay arefelerinde bu delegeler ve bu delegelere liderlik yapanlar baş tacı iken, ne olur da kurultaydan hemen sonra değersiz, önemsiz, işe yaramaz bir güruhlarmış gibi davranılır?

Çok değer veriyormuş gibi rol yaptıkları il ve ilçe başkanlıkları kurultaydan sonra neden görmezden gelinir?

Teşkilatların bağrından çıkan, olağanüstü bir performansla geçmişte tabu sayılanları cesaretle söyleyip hayata geçirenler, neden işi bitince kenara terk edilir?

Neden kendilerinin söyleyemediklerini söyleyenlere , cahil ,saf , deli, kahraman olma sevdalısı yada denek gözüyle bakıp, olmadık dedikodular çıkarırlar?

Bu cesareti göstermiş olanlara sahip çıktıkları zaman,yarın kendi yapacakları yanlışlıklarda da seslerini çıkarırlar mı diye korkarlar?

Çalışan , üreten, emek veren neden hep yalnız kalır?

Bu soruları uzatmak mümkündür.

Bunları ve bir fazlasını  CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin yaşadı. Bir ilki başardı,emsal teşkil etti, diğer sessiz kalan lider ruhlulara esin kaynağı oldu. Ve başarısı cezasız kalmadı.

Söylenemeyenleri söyledi,ezber bozdu. Ama O, hizipçi, karışıklığın tek sebebi,kötü adam ilan edildi. Haketmedi bunları Gürsel başkan. 



Sayfayı Yazdır - Yazıyı Arkadaşlarına Yolla


Yazarın Diğer Yazıları
» Fransız Olmak...
» Ermeni Meselesi…
» Eğitim Şart…
» Medya…
» Anayasa…
» Güçlü Türkiye…
» Ramazan Klasiği…
» Hayırlı Ramazanlar…
» Adam Olmak…
» Dalkavuk-luk…
» Zor İş!...
» YGS , İkna Ve Murdar…
» Aday Adayı…
» İdeolojik Yaşam…
» Profesyonellik…
» Alkışlar Karsan’a...
» Dizi Filmler…
» Tek Yumruk...
» Ankara…
» Teknolojik Hayaller...
» Tecelli…
» “ CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR ”
» Dil Bayramı...
» Mütekabiliyet...
» Zafer Haftası…
» Başarının Getirdikleri ! (Şu an okuyorsunuz)
» Sorulara Cevaplar…
» ADALET VE AHLAK…
» İnat ve Israr
» Matematik…
» Artık Çok Kolay !
» Vah Sayın Patrik,Vah…
» Abesle İştigal…
» Güzel İzmir…
» Kruvaziyer Turizmi

Anasayfa - İletişim - Rss/XML