Türk milleti, Cumhuriyet kurulduğundan beri belki de ilk kez ayrışmanın ve kutuplaşmanın örneklerini vermeye başladı.
Şimdiye kadar özellikle dış politikalarda tam bir işbirliği ve yürek birliğini oluşturanlar, AKP iktidarının iş bilmez ve acemi politikaları yüzünden ayrışmış gözükmekte.
Son yaşanan Gazze yardım heyetine yapılan fiili saldırıyı bile zafer olarak ilan edenler ile, milletin başının eğik ve aciz duruma düşürüldüğünü iddia edenler bu ayrışmanın en canlı örneği.
2002 yılından beri el attığı her işi eline yüzüne bulaştıran Dışişleri bürokratları ve sorumluları inşallah başımıza seçimlere kadar bir bela daha musallat etmez.
1974 Kıbrıs harekatında ülke insanının tek yürek olduğunu iyi hatırlamak ve ders almak gerekirken, dış politikayı ilk kez iç politikaya malzeme yapan ve manevi duyguları yüksek insanları istismar eden beceriksizler, hala sıkılmadan yaptıkları onca yanlışa rağmen yüzleri kızarmadan icraatlarına devam etmekteler.
Daha düne kadar PKK terör örgütünün hamiliğini yapanlara, onlara destek verenlere abi diye bağrına basanlar ile bu yaşananlara tahammül edemeyenler elbette uzlaşamazlar. Bir taraf tamamen kara diğer taraf ise tamamen pak.
Dışişleri Bakanımız bu ne sevgidir ki Mesud abisi ile sarmaş dolaş olabiliyor. Mesud abisi de, demeci yapıştırıp, açılımın desteklenmesini öneriyor.
Arap hayranlığı ile, Orta doğuda kurulması muhtemel Kürt devletinin hayranlarının oluştuğu AK Parti acaba kimin partisi. Yakalarına taktıkları Türk bayrağı göstermelik bir sembol mü?. Benim yaşananlardan kafam karışırken acaba sade vatandaşın kafası nasıl.
Zaten yaptıkları yanlışlar yüzünden bu milletin ayrışmasına sebep olanlar bir ilki de yarattı. Tarihimizde ilk kez bu kadar ayrıştık ve bölündük. Sonumuz hayır olur inşallah.