Yazdım, yine yazıyorum. Belediye başkanlarının başarısı daha çok kültür ve sanat üretimiyle ölçülüyor artık. Çocukların, gençlerin gelişimine, eğitimine katkı koyan, kenti tiyatrolarla, sanat evleriyle, müzelerle, heykellerle, eğlence yerleriyle cazibe merkezi haline getiren başkanlar alkış alıyor.
Belediye başkanlığını yolları kazıp kaldırımları yenilemekten, fakirlere yiyecek giyecek dağıtmaktan ibaret sayanlar, bir önceki Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ'ı "Belediye Başkanı mı, Kültür Sanat Müdürü mü" diye eleştirirdi. Şimdi aynı eleştiriyi Hakan Tartan'a yöneltenler var.
KENTİN SAHİPLERİ
Üniversite öğrenciliğinden beri tanıdığım Hakan Tartan, bana göre doğuştan asil bir ruha sahip. Rafine yaşar, incedir. Karşısındakini davul gibi germez, aksine yumuşatır, gülümsetir, güldürür. Kültürel donanımı üst düzeydedir, elitist çizgiler izler.
Konak'ın başkanı olarak, Büyükşehir'in sınırlarına tecavüz etmeden bölgesindeki yolları, binaları zevksizlikten, dökülmüşlükten, kalitesizlikten kurtarmaya çalışıyor. Ama daha çok yaşam kalitesini artıracak sosyal, kültürel ve sanatsal projelerle ilgileniyor.
Tabii ki bir beyin takımı var ama vatandaşın görüş ve düşüncelerini de önemsiyor. Gençleri, kadınları, emeklileri, meslek odalarını, sivil toplum örgütlerini gönüllü fikir ve hizmet üretmeye çağırıyor, "Kentin sakini değil, sahibi olun" diyor.
Gelecek nesillere daha güzel bir Konak ve İzmir bırakmanın herkesin görevi olduğunu anlatmaya, sokaktaki insanı bu yönde bilinçlendirmeye çalışıyor.
MÜZE PROJELERİ
Gençlik yıllarından bu yana kültür ve sanatın içinde yoğurulan genç Başkan, Konak ve İzmir'e yeni görülecek yerler, cazip mekanlar eklemeye çalışıyor. Butik müzeler projesini yaşama geçirdi, oyuncak müzesini açtı bile. Sırada çalgı, folklör, karikatür ve mask müzeleri var. Bunlara minyatür gemi maketlerinin, antika motorların, sandalların, yelkenli malzemelerinin, denizci ve dalgıç giysilerinin, balıkçı malzemelerinin sergilenebileceği bir deniz müzesi eklenebilir.
Güzellikleriyle ünlü kızlarımız ve kadınlarımız için ayrı bir müze düşünülebilir. İzmir yaşamında ve tarihinde yer edinmiş kadınları sembolize edecek resimlerin, dünya ve Türkiye güzeli olan, müzik, sinema, tiyatro, edebiyat dünyamızda yer edinmiş İzmirli kadınların resimlerinin, anılarının sergileneceği, eski parfüm şişeleri, sürmelikler, hızma ve halhallar, gümüş hamaylılar ve broşlarla süslenecek bir butik müze de gündeme getirilebilir.
KÜÇÜK AKROPOLİS
Tartan, Büyükşehir'in Kemeraltı, Agora projelerine parelel olarak kendisi de mekansal cazibeler yaratmaya çalışıyor. Tarihi Abacıoğlu Hanı'nı yeniledi. Bir eşi daha bulunmayan hanın, gündüz hediyelik eşya satan dükkanlarıyla, akşam da Türk, Yunan, Fransız ve İtalyan mutfakları sunan restoran ve kafeleriyle cazibe merkezi haline gelmesi için çaba harcıyor.
Şimdilerde yeni bir proje daha öne çıktı. Altınpark'ta arkeopark kurulacak. Atina'ya gidenler Akropolis'i bilir. Kapalı alanda, tarihi kalıntıların üzerinde, heykellerin arasında gezinirsiniz. Şirin bir de müzesi vardır. Altınpark'taki, Akropolis'in minyatürü olacak, içinde tiyatro gösterilerinin ve konserlerin yapılacağı bin kişilik amfitiyatro da yer alacak. Hakan'ı ve gelişmişliğin kültürel zenginlikten geçtiğine inanan herkesi seviyorum.