Kamuoyu günlerdir Anayasa Paketine kilitlendi, milletvekilleri bu yoğun ve yorucu günleri sabahlara kadar meclis çatısı altında geçirdi.
Muhalefetin sert direncine rağmen AKP kurmayları bu paketi sadece bir fireyle meclisten geçirmeyi başardı.
Muhalefetin karşı durduğu üç önemli maddeden birisi olan “siyasi partilerin kapatılmasını” düzenleyen madde referandum için gerekli olan 330 sayısını aşamadığı için paketten düşürüldü.
Anayasa paketinin içersinde yer alan “HSYK ve Anayasanın yapısını yeniden düzenleyen” maddeler ise CHP ve MHP’nin büyük direncine rağmen meclisten 330 un üzerinde oy alarak referanduma sunulma imkanına kavuşmuş oldu.
TBMM deki muhalefet partileri bu iki maddenin Anayasamızın “değiştirilemez, teklif dahi edilemez” ilkelerine aykırı olduğunu, AKP’nin bu iki madde üzerinde yaptığı düzenleme ile gelecekte kendisini garantiye alma çabası olarak ele alındığını iddia etmektedir.
Dün üzerinde çok tartışılan bu paket Cumhurbaşkanı tarafından da onaylanarak resmi gazetede yayınlandı.
Anayasa Paketinin Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasıyla birlikte Türkiye siyasetinde önemli gelişmeler beklemektedir.
CHP bu paketin Anayasaya aykırı olduğunu savunarak, Anayasa Mahkemesine gideceğini ilan etmiş, MHP ise referanduma sunulacak bu paketin “hayır oyu” alması için var gücüyle çalışacağını ilan etmiştir.
Ancak, CHP cephesinde öyle bir gelişme oldu ki, İnternete düşen görüntüler CHP’de deprem etkisi yarattı.
Siyaseten kritik günlerin yaşandığı bir ortamda sanal âleme düşen görüntüler sonrası CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Genel Başkanlıktan istifa etmek zorunda kalmıştır.
Gündeme bomba gibi düşen görüntülerin içeriğine fazla girmek istemiyorum, ancak, Türkiye siyasetinin önemli günler yaşadığı bir ortamda servis yapılan kaset, siyaset gündemini de CHP kurmaylarını da “allak bullak” etmeye yetmiştir.
Bütün bu yaşananlar sonrası siyasi tarihimizin köklü partisi CHP de gelişecek olaylar beklenmeye başlamıştır.
CHP de yeni lider kim olacaktır?
Baykal parti tabanının baskılarına dayanamayıp, kurultayda tektar partinin başına geçeçek midir?
Tekrar genel başkanlığa dönmediği takdirde “emanetçi bir başkanı mı” işaret edecektir?
Tüm bu soruların cevabını zaman içersinde bulabileceğiz, Sayın Baykal’ın parti tabanının sesine kulak vererek, ya da parti tabanını bahane ederek koltuğa yeniden oturabileceği ihtimali ise şu an ki gelişmelere göre zayıf bir ihtimal olarak görünmektedir.
Baykal bir şekilde sanal âlemde patlayan bombanın partisini de yıpratmaması adına genel başkanlıktan çekilmek zorunda kalmıştır.
Sayın Baykal ilerde kendisine kurulan bu tezgâhı çözer, yargı yoluyla masumiyeti aklanırsa, bu olayın bir komplo olduğu ortaya çıkarsa, işte o zaman CHP’nin başına yeniden, daha da güçlü olarak geçebilecektir.
Aksi takdirde, hem kendisi, hem partisi büyük zarar görecektir.
Türkiye referanduma giderken Ana muhalefet partisinin önünde şimdi önemli bir sınav bulunmaktadır.
22–23 Mayıs günü yapılacak kurultay bu açıdan CHP ve Türk siyaseti için büyük önem arz etmektedir.
Zor bir dönemden gecen CHP yapılacak kurultayında önemli bir sınav verecektir. Verilecek bu sınav sonrası CHP ya “kabuklarını kırarak” yükselişe geçecek, ya da “mevcut statükoyu koruyarak” yoluna devam edecektir.
CHP kurmayları kurultayda “kabuklarını kıramaz, yeni yüzleri, genç siyasetçileri meydana süremezse, işte o zaman referandumun büyük yükü MHP ye düşecek, beklide CHP de ki olumsuz gelişmeler yapılacak ilk genel seçimlerde MHP yi mevcut iktidarın alternatifi yapacaktır.