İzmir kaybedilmiş zamanlar kenti. Sanayide, ticarette, kentleşmede telafisi zor yıllar kaybettik, kaybetmeye devam ediyoruz.
Futbolda da aynı durumları yaşadık. Düştük, kalktık, yine düştük. Altay, Karşıyaka ve Göztepe ile paraları sokağa döktük. Günlük yaşadığımız, uzun vadeli plan proğram yapmadığımız için kalıcı olamadık. İkinci üçüncü mevkilerde çakıldık kaldık.
Onca zaman yitirdikten sonra şimdi Bucaspor'la yeniden birinci mevkideyiz. Başarı spontone yani gelişimine bir başarı değil.
Mucize başarının altında yılların hazırlığı yatıyor. Temel sağlam atıldı. Sonrasında her şey ölçüldü, biçildi, milimetrik gelir gider bütçeleri oluşturuldu. Gelen giden hocalara ve futbolculara da azla yetinme, azla başarılı olma kültürü aşılandı. Açık ve net konuşuldu, maç başına ödeme ve sembolik primler önerildi. Bu şeffaflık sayesindedir ki yönetici, teknik adam, futbolcu üçgeninde kıskanılacak derecede karşılıklı saygı, sevgi, inanç ve güven gelişti. Bir nevi iyi insanlar, iyi futbolcular galerisi oluştu. Bu güzelliğe, bu havaya ve organizmaya uymayanlar gönderildi.
Öte yandan altyapıdan yani Bucaspor Akedemi'den yetişen 4-5 oyuncu ilk onbirde, 3-4 oyuncu yedek kadroda yer aldı.
Sistem doğru kurulunca, 20 ay gibi çok kısa süreçte önce Bankasya'ya, hemen ardından Süper Lig'e tırmanıldı.
Elbetteki bu kadarı, bu kadar kısa zamanda beklenmiyordu. Bucaspor'u yönetenler de bu kadarını beklemiyordu. Villon'un ünlü sözündeki gibi "Meyveler çiçeklerin vaat ettiğinden güzel oldu."
Takımın yarışma pistindeki başarısı önce Buca'nın sonra da İzmir'in sosyal yaşamına da olumlu yansıdı.
MORAL KAZANDIK
Buca'da yerli-göçmen, Türk-Kürt, Alevi-Sünni, fakir-zengin, işçi-işveren tüm insanların birbirleriyle etkileşimini kolaylaştırdı, herkes Bucaspor taraftarlığının şemsiyesi altında kardeş oldu.
İzmir öksüzlükten, Süper Lig'i uzaktan seyretmekten kurtuldu. Taraflı tarafsız hepimiz moral kazandık. Buna çok ihtiyacımız vardı.
Bugün ütopyadan öteye geçmeyen "Akdeniz'in batısında Barca doğusunda Buca" sloganının, altyapı hamlesinin tamamlanmasından, yani 2012-2013'ten sonra yaşama geçebileceğini bile düşünüp, hayal ediyorum.