Her geçen gün artan ekonomik bozukluklar, üretmeyen ve sürekli borçla büyüyen ve aslında büyüdüğünü sanan yanlış politikalar sonucu cinnet geçiren bir toplum haline geldik.
Cumartesi günü bile İzmir'de sayısız banka hacizleri yağmur yağar gibi yapıldı. Bugün esnaf ve işadamı olupta Bankalara, Maliyeye ve Sosyal Güvenlik kurumlarına borcu olmayan maalesef yok gibi.
Sürekli kendi milletinin fakirleşmesini sağlayan ama yandaş zenginler üretenler, bir milletin içinde dolaşsa da gerçekleri keşke bir görebilse. Her gelen şehit cenazelerinde sorumlu tutulmalarına rağmen cenaze törenine katılanların nasıl yuhalandığını daha iki gün önce Mersin'de Kürşat Tüzmen'le gördük.
İzmir ekonomisinin göstergesi olan Kemeraltı esnafı bile dertli bir şekilde gidişattan memnun değilse, özellikle " hergeçen gün iyiye gidiyoruz, kriz gerçekten teğet geçti" denilerek bu millet uyutulmuyorsa, başta AKP li vekiller olmak üzere hodri meydan
diyerek çarşıları, sanayi sitelerini, mahalle aralarını, hatta kahvehaneleri turlamalarını bekliyoruz.
Eğer bu gezilerin sonu aynen Mersin AKP milletvekili sayın Kürşat Tüzmen gibi olmuyorsa, ben yazdıklarımdan özür dileyeceğim. Zaten burnundan soluyanlar çatacak yer arıyor.
Milletin içinde bulunduğu zor duruma rağmen hala bir tedbir almayanlar, çiftciye ve köylüye son bir tokatı, hayvan ithalatı ile yapmak üzere. Artık ekmeyen, biçmeyen ve üretmeyen bir toplum haline getiriliyorsak, bize niye silahlı işgal düzenlensin. Hazır askerler içeri atılmış, ülke inanılmaz ve saklanan bir borç batağına saplatılmış, sosyal problemler yüzünden ahlaki kavramlar ve örf adetlerimiz yok edilmiş, bereketli toprakları ekilmediğinden nadasa bırakılmış, ileriye doğru bir ümidinin kalmadığını görenler adeta, aslında bir kurtarıcı beklemektedir.. Ama o kurtarıcı ilk genel seçimde kendi vereceği doğru kararla ortaya çıkacaktır.
Ekonomideki müthiş cari açık, bütçe açığı ve 600 milyar dolar civarındaki borç yanlış politikalrdan kaynaklandı. Hala düşük kur, yüksek faiz nedeni ile yerinden kıpırdamayan insanlarımız bu şekilde nasıl istihdam sağlayacak, nasıl kara geçecek. Bunun foırmülü gayet basitken adeta bilerek insanların batmasına neden olanlara hakkımızı asla helal etmiyoruz.